Pazar, Haziran 21, 2009

 

YENİ SEVGİLİ

Metin Celâl


Halil Gökhan, çok yönlü edebiyatçılardan. Şiir, öykü, roman yazıyor. Çeviriler yapıyor. Antolojiler derliyor. Editörlük, gazetecilik gibi mesleklerle uğraşıyor. Yeni Sevgili (Dharma yay) üçüncü romanı. Marguerite Duras'a adanmış, Sevgili'nin yazarına. Herhalde "Sevgili" ile "Yeni Sevgili" bir yönleriyle bağlantı kuruyorlar. Zaten kitabın girişindeki iki alıntıdan biri de Marguerite Duras'dan. Alıntıları izleyen giriş olarak niteleyebileceğimiz yarım sayfalık bir bölüm var. Bu bölüm, romanın tamamını özetliyor bir anlamda. Tabii bunu kitabı tamamlamadan bilemiyorsunuz. Çünkü bu bölümün aslında en sonda olması gerek.

"Artık her şeyin sonuna gelmiştim. Hayatın, oyunun, geride kalmanın. Hiçbir arayışım sonuç vermemişti" diye söze başlıyor romanın kahramanı. Ali Sabah gazetecidir. Bir gazetenin toplum sayfalarını hazırlamaktadır. "Uzaktan âşık olduğu", daha doğru deyimle platonik aşkı Lale de aynı gazetenin yaşam sayfalarını hazırlamaktadır. Ali, Lale'ye aşık olduğunu hissettiği günün sabahı onu kaybeder. Lale gitmiştir. Lale'nin gitmesinin, işten atılmasının sebebi gazetedeki ekonomik tedbirlerdir. Ali'nin işten atılmasının sebebi ise yaşam sayfasında çıkan bir ilandır. İlanda "Bu sayfanın güzelini çok seviyorum. İmza: Arka sayfanın delikanlısı…" yazmaktadır. Sonuçta ikisi de gazeteden kovulmuştur.

Ali Sabah, aşkını ilan ettiği Lale'nin izini sürmeye başlar ama bir türlü ona ulaşamaz.

Kitabın arka kapağında "Yeni Sevgili, aşktan öte hayatın romanı" deniyor büyük puntolarla. Doğru bir tespit. Gerçekten de bu bir anlık aşk sanrısından sonra Ali'nin hayat hikayesini okuyoruz. Ali Sabah, sık sık iş değiştiriyor ve hareketli bir gece hayatı var. Lale'ye aşık olması, onun izini sürmesi, "büyük bir aşk hissetmesi", diğer kadınlarla ilişkiler yaşamasını engellemiyor. Bu durumu da şu cümleyle gerekçelendiriyor; "Ona ulaşmak için başka kadınların yakıcılığından geçmek zorundaydım." Ama bir-iki kadınla yaşadıktan sonra yeni bir cümle oluşturmayı tercih ediyor; "Aşk gelip geçici bir heyecandır."

Ali Sabah'ın hareketli iş hayatına bir yanıyla medya eleştirisi diye bakabilir miyiz, bilmiyorum. Sadece belirli boşlukları doldurarak yazılan yıldız falları gibi küçük hikayeler bana daha çok hoş anekdotlar gibi göründü. Zaten ilerleyen sayfalarda Ali Sabah'ın, kırk kanalda televizyon izleyip reklam sürelerini kaydetmek, ıssız bir yarış pistinde boş boş oturmak gibi işleri gerçeküstü, Kafkaesk olaylar halini alıyor, inandırıcılığını kaybediyor. Anlatımdaki gizli mizah, ironi belki de bunu hissettiren. Gerçek hayatta böyle işler olabilir mi, bilmiyorum. Ama Halil Gökhan'ın anlatımından espri yapıyormuş duygusu oluşuyor. Hatta, tesadüfen bir kitap yazıp ünlü bir yazar olmasını da bir espri olarak algılıyoruz. Bir sahicilik eksikliği var.

Medyada kadınının konumu, hatta onun deyimiyle "medyanın kadınlaştırılması"nın tartışılmasında yarar var. Ama yazar tartışmıyor, biraz espri yapıp üstünden geçiyor. Belki de yazar bize "Hayat bir oyun, her şey bir oyun" diye bir mesaj vermek istiyor da biz farkına varamıyoruz. Zira, baştan beri gelen bir ciddiyet umudu var. Marguerite Duras'dan yapılan alıntıyla, kitabın ona adanmasıyla bir bağ kurmak istiyoruz. Ama Halil Gökhan'ın Yeni Sevgili'si, ne konu olarak, ne anlatım olarak, ne de başka bir yönden Marguerite Duras'yla bir ilişki ya da bağ kurmuyor. Hatta bir gönderme, bir işaret de yok. Tek ilişki belki de kitapların isimlerinde ve kapaktaki şapkalı genç kadında.

Halil Gökhan'ın açıkça gönderme yaptığı tek kitap, önceki romanı "Konuşan Kadın" ve onun kahramanı Leon Ziya. Leon Ziya, 5. Bölümde bir kahraman olarak romana giriyor. Ali Sabah, Leon Ziya'nın durumu ile kendi durumu hakkında bir benzerlik kuruyor. Doğal olarak "Konuşan Kadın" romanını merak ettiriyor. Bir anlamda roman içinde roman reklamı. Halil Gökhan, Dünya'da yeni gelişmeye başlayan ama bizde henüz rastlanmayan kitapların içinde reklam yapma modasına uymuş, romanına kendi romanının reklamını almış sanki.

Leon Ziya'nın yazara bir yardımı daha oluyor, romana bir son nokta koymasını sağlıyor. Kendi durumuyla Leon Ziya'nın durumunu, olaylara ve tabii aşka verdikleri tepkileri karşılaştırıyor Ali Sabah, bu karşılaştırmadan felsefi sonuçlara ulaşırken de Lale'nin ölüm haberi geliyor. Ali Sabah, ne kadar ruhani bir aşkın izini sürmüşse de oldukça gerçekçi. Yitik sevgilisinin ölüm haberinin doğruluğunu mezarlığa giderek kontrol ettikten sonra aşkını kalbine gömüyor. Burada kitabın başındaki yarım sayfalık bölüme dönüyoruz. O bölüm daha da anlamlı hale geliyor. "O hiç sevgilim olmamıştı. Yenisi de olamazdı bu yüzden. Olsaydı, yeni sevgilim olacaktı" diyor roman kahramanı. Her şeyin boş bir çabadan ibaret olduğunu anlıyoruz.

"Yeni Sevgili" bize Duras'nın Sevgili'si gibi bir tutkulu bir aşk önermiyor. Günümüzde "aşk" diye adlandırılan ilişkilerin nasıl yaşandığını anlatıyor. Ali Sabah, sıkça rastlanan bir gecelik aşıkların karkiratürize edilmiş hali. Bir sevgiliden diğerine koşarken, onları etkileyecek hikayesini geliştiriyor. Kadınların kayıp sevgili, gönlü kırık erkek masallarına ilgi duyduğunu biliyor. Onların yataklarını paylaşmadan önce anlattığı masalı bize roman olarak okutuyor.

Ali Sabah'ta simgelenen karakterin iş hayatı içindeki hali de aynı biçimde tipik. Onun gibi bir işte dikiş tutturamayan, en iyi işleri terk etmek için bile bahane bulabilen ya da kendini hızla işten attırabilme becerisine sahip kişiler tanıyoruz. Ali Sabahların bu kadar çok iş bulmalarına da gıpta ediyoruz. Ne yazık ki roman bunun gizini bize vermiyor.

Halil Gökhan, Ali Sabah tipinden hoş bir roman çıkartabilirmiş, ama nedense bunu istememiş. Yeni Sevgili, bir taslak , özet hissi uyandırıyor. Ayrıntılar yok. Bir çok olayı, gelişmeyi kısa bir paragrafla, hatta birer cümle ile anlatmayı yeğliyor. Biraz daha derinleşebilse, biraz daha tahlil etse bu malzemeden iyi bir şeyler çıkacağını düşündürüyor. Halil Gökhan'da o yeteneğin olduğunu biliyoruz ama nedense yeteneğini harcamak istemediğini düşündürüyor bize. "Hayat bir oyundur" diyor ya kahramanı, Gökhan da romanı bir oyun olarak görmüş. Yazarken eğlenmiş, bizi de eğlendirmeyi istemiş. Ama her zamanki gibi çok işi olduğundan bu oyunu, eğlenme sürecini kısa tutmuş.

Etiketler:


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?