Cumartesi, Ağustos 22, 2009

 

GAZEL

Nihal Yeğinobalı, 16 Kasım 1927'de Manisa'da doğmuş. Edebiyata çeviri ile başlamış. İlk çevirisi R. Hichens'den Allahın Bahçesi 1946'da yayınlanmış. İlk romanı Genç Kızlar'ı 1950'de Vincent Ewing adıyla, sözde bir Amerikan yazarından çevirmiş gibi yayınlatmış. 1987'de Mazi Kalbimde Yaradır yayınlanmış. Ama çeviriyi bırakıp romana iyice ağırlık vermesi 1997'de Sitem'le oldu. Onu Cumhuriyet Çocuğu adlı anı kitabı ve 2005'de yayınlanan Belki Defne izledi. Yeğinobalı, 60 yıldır edebiyatla uğraşıyor ve bu yıl da 80. Yaşını kutluyor.

Nihal Yeğinobalı'nın yeni romanı Gazel (Can yay.) bir Boğaziçi yalıları romanı. Kendini "Boğaziçi Anadolu Yakasının Bakire Bilicisi" olarak tanımlayan ve henüz lise sonda okuyan, yirminci yaşının eşiğindeki Serap'ın anlattıkları ile gelişiyor roman. 1948 yılı Mayıs ayındayız. İstanbul Mirgânköy'de, bir yalıda. Serap, bedensel ve ruhsal yönden el değmemiş ve bütünlüğü zedelenmemiş olduğunu anlatıyor. Bakire olmak Serap'a medyum özelliği sağlamakta. Geleceğe yönelik bir çok şeyi öngörmekte, hissetmekte. Amacı bekaretini olabildiğince korumak.

Üniversitede okuyan ablası Zerrin ise Serap'la tam anlamıyla zıt bir bakış açısında. O sevdiği gençle her anlamda (tabii cinsel olarak da) birlikte olmaktan çekinmiyor. Şimdi karnında bir çocuk taşıdığı kuşkusuyla bir an önce evlenmenin yollarını aramakta. Ama kendisi gibi üniversite öğrencisi olan sevgilisinin bir esnafın oğlu olması aralarında sınıfsal bir fark yaratmakta, bu durum da annesinin tepkisini çekiyor. Zerrin, annesinin bu evliliği engelleyeceğinden endişeleniyor.

Evlilik hazırlıkları yapan diğer genç kız Serap'ın kolejden arkadaşı Yasemin. Yasemin, zengin bir ailenin oğlu ile evlenecek hem özlediği lüks hayata ulaşacak, hem de giderek yoksullaşmakta olan annesi ve teyzesinin geleceklerini garantiye alacak. Ama o, bu evlilik konusunda kararsız. Bir yandan evliliği ve onun getireceği nimetleri arzu ederken diğer yandan gençliğin verdiği coşkuyla yeni aşklara, maceralara atılmak isteği duyuyor.

Yasemin'in hiç evlenmemiş teyzesi Fazıla'nın on dört yaşındayken Boğaz'da bir sandal gezisi sırasında yaşadığı facidan sonra, saçları bir gecede beyazlamış, akıl sağlığı bozulmuş. Dünyayla bağlarını kopartmış, Gazel'in gelip kendisini almasını bekliyor. Kitaba adını veren Gazel, genç yaşta, bu faciada Boğaz sularına gömülmüş ve kendisinden bir daha haber alınamamış. Mirgânköy'de yaşanan bir çok olayda onun gizemli etkisi olduğuna inanılıyor. Sanki Boğaz'ın derin sularına bakanları yanına çağırmakta.

O yaz hemen hepsinin hayatında dönüm noktası oluyor. Hamile olduğunu anlayan Zerrin, talihsiz bir olay neticesinde yalılarının bodrumunda bebeğini düşürüyor. Ölü cenini Boğaz'ın sularına, Gazel'in kollarına attıktan sonra sevgilisi Esat'la ilişkisini sorgulayıp, yaşadığının gerçek bir aşk olup olmadığını anlamaya çalışıyor. Yasemin'in gençlik ateşini ise Amerika'dan gelen uzak akraba Naim alevlendiriyor. Yasemin, bir koruda seviştiği bu gençle kaçıp kendine yeni bir hayat kurmayı hayal ediyor.

Serap'ın bekaret yeminini ise Mirgânköy'ün ressamı Vango Haldun'un yeni gözdesi/kocası Gazneli Usta bozduruyor. Serap, daha ilk gördüğü andan itibaren bu gizemli adamın etkisi altında kalıyor. Sık sık bakışları buluşuyor ve Serap bu bakışlardan çok etkilenerek, sık sık Gazneli Usta'yla sevşitiğini hayal ediyor. Bedensel olmasa bile ruhsal olarak bekaretini kaybediyor.. Fazıla da, Gazneli Usta'ya kapılanlardan. Gazneli Usta'da ilk gençliğinde kaybettiği Gazel'in bir benzerini buluyor, hatta Gazel gelmiş gibi hissediyor.

Bu gelişmeler yaşanırken, Serap'ın bakire biliciliği ve Vango Haldun'un yaptığı tabloların da yardımıyla Mirgânköy yalılarında geçmişte yaşanan Abutlar Yalısı'nın yanması, Gazel'in sularda kaybolduğu facia gibi bir çok olayın sırrı da yavaş yavaş çözülmeye başlıyor; Zerrin'in sevgilisini terk etmesi, Yasemin'in tekrar eski nişanlısına dönmesi ve düğün hazırlıklarına başlaması, Serap'ın kendisi ile evlenmek isteyen Mirgani Yalısı'nın varisi, eski diplomat, orta yaşlı ama yakışıklı Kamran Mirgani ile buluşması olayları hızlandırıyor.

Nihal Yeğinobalı, 1940'lı yılların tarihi dekorunda, gitgide yoksullaşan yalı sakinlerinin dramını abartmadan, ilk gençliklerinin uçarılıkları ile yaşayan genç kızların renklendirdiği akıcı, okunaklı, yapıya, kurguya önem veren bir roman yazmış.

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?