Salı, Eylül 28, 2010

 

Beyaz Savunma

Osman Konuk, 80'li yıllarda çıkış yapan şairlerdendi. 1982'de yayınlanan ilk kitabı Seni Yalnız Ben Anlarım ile hemen dikkatleri üzerine çekmişti. Ama şiiri sürdürmedi, şiir yayınlatmadı. Yirmi yılı aşkın bir süre adına dergilerde rastlamadık. İkinci kitabı Tehlikeli Belki'nin yayın tarihi 2006. 2000'li yıllar Osman Konuk'a hız vermiş görünüyor. Üçüncü kitabı için de çok bekletmedi.

Beyaz Savunma (Ocak 2009, Pan/Heves), ikinci şiiri Tehlikeli Belki ile önceki kitapla da bağ kuruyor. Osman Konuk şiiri açısından bu bağ manidar. Zira, bu bağı 27 yıl önce yayınlanan ilk kitapla da kurmak mümkün. Osman Konuk, ilk şiirinden itibaren imgeci, ironik, kara mizahı kullanan bir şiir yazıyor. Turgut Uyar'la, Cahit Zarifoğlu ve İsmet Özel'le belli belirsiz bağlar kuran, doğru deyişle onlarla aynı aileden bir şiir. Çok daha atak, hınzır, alaycı. Beyaz Savunma'da da bu çizgisini sürdürüyor. Ama artık daha durmuş oturmuş. Biraz hüzüne bürünmüş. Olgun. Eskisinden daha huzursuz ama hayatı değiştiremeyeceğinin de farkında. Şehirli insanı, ona verili hayat biçimini eleştiriyor ama onlar gibi yaşadığını da biliyor sanki. Yazdığı "herkesle beraber herkesten nefret etmenin" şiiri.

Eskisine göre daha kapalı bir şiir yazıyor. Göndermelerini, işaret ettiklerini kolayca kavramak mümkün değil. Emek istiyor. Tabii okurun vardığı ile şairin kast ettiği aynı şey midir, merak ediyoruz. "iyiydik penyelere inanıyorduk" diye başlayan ve biten kitabın ilk şiiri Penye ve Hakikat buna iyi bir örnek.

Güncelle de oldukça haşır neşir. "papermoon'da emekli bir darbeci haberinde" dizesinde olduğu gibi, zamanla bazı imgeler ve dizeler günündeki anlamını yitirecek, hatta anlamsızlaşacak gibi görünüyor. Şiirler kendine yeni anlamlar bulacak. Osman Konuk'un Beyaz Savunma'sı okunmayı, üzerinde düşünmeyi, konuşmayı gerektiriyor.

26.03.2009 Cumhuriyet Kitap

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?