Salı, Eylül 28, 2010

 

Şavkar Altınel: Tepedeki Yabancı

Şavkar Altınel'in Tepedeki Yabancı'sı (Ocak 2009, Yapı Kredi) bir gezi, anı kitabı. Kitaba adını veren ilk yazıda, şair, "yolculuk dönüşü kasabayı kolaçan etmek için çıktığı" küçük turu anlatıyor. Bu turda özel hayatının kapılarını hafifçe aralıyor. "Yıllardır hayatım küçük bir kasabada küçük bir evde doğayla ölümün gölgesinde yaşadıklarımdan ibaret. Tek özgürlüğüm bunları görebilecek kadar yabancı olmam," diye bitiyor yazı. "Berkhamsted, Londra'nın yarım saat kuzeyinde, yirmi bin nüfuslu bir kasaba." Bu sokaklar onun için "alabildiğine tanıdık. Ve yabancı. Yıllardır her yerde yabancı olmasaydım, her şeyin ne kadar çarpıcı olduğunu göremez ve dolayısıyla da tek kelime yazamazdım. Yazının başladığı bir nokta varsa bu, dünyada bir yabancıya dönüştüğümüz nokta" diyor.

Şavkar Altınel, 1953 doğumlu. 55 yaşında. 19 yaşından beri yurtdışında yaşıyormuş. Dört yıl Şikago'da, on üç yıl Glasgow'da yaşamış. Şimdi de Berkhamsted'de bir "yerleşik yabancı." Yazdıklarından bu denli uzun süredir İskoçya'da, İngiltere'de yaşamış olmasına rağmen hâlâ kendini yabancı hissettiğini anlıyoruz. Bu yabancılığın başladığı yer, İngilizceyle ilk tanıştığı okulu.

İzleyen yazılarda Altınel, kendisi gibi bir yerleşik yabancı olan Joseph Conrad'ın, T.S Eliot'un izlerini sürüyor. Londra'yı, İngiltere'yi tanıyoruz. Bu yazılarda anlatı tadı kaybolup, denemeye kayılsa da S. ile birlikte Dungeness Kuş Cenneti'ne yaptıkları yolculuğu anlattığı Atom Lunaparkı ile tekrar anlatı havasına dönüyor. Babasının cenazesinden dönen (sevgilisi/eşi?) S.yi karşılamak için gittiği havaalanına gidişini anlattığı Bizimle Uçun'da kısa bir öykü tadı buluyoruz. Onu izleyen S.nin annesi M'yle yapılan kısa tatil bütünde bir anlatıya ulaşabileceğimiz kanımızı güçlendiriyor. Kısa kısa parçalarla belirsiz de olsa anlatıcının hayatını paylaştığı kişileri tanıyoruz. Kitabın kapağında "anı" diye yazsa da tam bir tür tanımlaması yapmak mümkün değil. Arka kapaktaki soruya katılmamak imkânsız. "Bu güzel ve esrarengiz kitap bir yapbozun parçaları gibi birbirine kenetlenen gezi, anı ve eleştiri yazılarından oluşan bir bütün mü, yoksa gizli bir roman mı?" Şavkar Altınel, anlatımıyla bize iyi romanlar, öyküler yazabileceğinin işaretlerini veriyor. Ama bence bu kitapta gezi, anı ve eleştiri yazılarını gizli bir roman yapısında birleştirmeyi tercih etmiş.

5.03.2009 Cumhuriyet Kitap

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?