Cuma, Ekim 01, 2010

 

Asal Sayıların Yalnızlığı

“Kendisinden ve 1 sayısından başka böleni olmayan, 1'den büyük pozitif tam sayılar” olarak tanımlanıyor asal sayılar. 2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, 29 diye belli bir sıraya, kurala bağlı olmadan sonsuza doğru gidiyor. Asal Sayıların Yalnızlığı’nın (Eylül 2009, çev. Eren Yücesan Cendey, Doğan Kitap) kahramanları Alice ve Mattia kendilerini birer asal sayı gibi yalnız hissediyorlar. Alice, çocukluğunda, babasının zoruyla istemeden aldığı dersler sırasına kayak kazası geçirmiş, bir bacağı sakat kalmış. Bu kaza onda derin izler bırakmış. Babasını sakatlığından sorumlu tutuyor. Pek arkadaşı yok. Kendini yalnız hissediyor. Hemen hiçbir şey yemeyerek hayata karşı gizli bir tavır alıyor. Okula, derslere yoğunlaşamıyor, eğitimini yarıda bırakıp bir fotoğrafçının yanında çalışıyor.

Mattia ise zihinsel engelli ikiz kız kardeşinin kaybolmuş olmasından kendini sorumlu tutuyor. İkizi Michela’nın durunu nedeniyle daha ilkokul çağından itibaren kendini dışlanmış hissediyor. Kız kardeşi ile her yerde birlikte olmaları gerektiği için çocuklar onunla arkadaş olmak istemiyor. Mattia, davet edildikleri bir doğum günü kutlamasına giderken kendisini mahçup edeceği düşüncesiyle kardeşini bir parkta “beni burada bekle” diye bırakıyor ve tabii dönüşte onu bulamıyor. Michela’nın ne dirisine, ne ölüsüne ulaşılabiliyor. Mattia suçluluk duygusunu okulda en iyi öğrenci olarak, sürekli ellerini yaralayarak, yakarak, yani canını acıtarak yenmeye çalışıyor.

İki asal sayı Alice ve Mattia bir gün karşılaşıyor ve dost oluyorlar. Mattia “ikiz asal sayılar” olduklarını düşünüyor. 11 ve 13, 17 ve 19, 41 ve 43 gibi birbirlerine çok yakınlar, ortak çok yanları var ama beraber olamıyorlar.

Paola Giardano 1982 doğumlu genç bir yazar. İlk romanı Asal Sayıların Yalnızlığı, İtalya’da büyük ilgi görmüş, üç milyon okura ulaşmış. Roman günümüz insanının yalnızlığını uçlardaki kahramanlar üzerinden keskin bir dille vurgulamasının yanında Alice ve Mattia açısından gelişen ikili kurgusuyla da ilgiye değer.

01.10.2009

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?