Cuma, Ekim 01, 2010

 

Bir Hayaldi Gerçekten Güzel

Siyah Kalem, sanat tarihinin en gizemli ve ilgi çeken isimlerinden. Rulolar halinde yaptığı resimlerinin parçalarından başka hakkında bir veri yok. 14-15. Yüzyıllar arasında yaşadığı tahmin edilen ve Siyah Kalem lakabını kullanan ressamın gerçek kimliği hâlâ kesin olarak belirlenmiş değil. Ancak bu imzayı taşıyan resimler bütün dünyada çok sayıda sanat tarihçisinin ilgisini çekmiş. Wikipedia’da da yazıldığı gibi, bazı resimlerin üstüne "Kâr-ı Üstad Muhammed Siyah Kalem" (Üstad Mehmet Siyah Kalem'in işi) yazılmış. Bu adın, sanatçının kendi eliyle, resimlerin belli bir köşesine attığı bir imzadan çok, gelişi güzel şuraya buraya, hatta kimi zaman resimlerine ters düşecek biçimde çiziştirilmiş olması, bu yazının, resimlerin kaydı yapılırken sonradan eklenmiş olduğu düşündürüyor. Sanatçının yaşamış olduğunu kanıtlayan tek belge yapıtları.

Ekrem Işın’ın bir yazısında belirttiği gibi, Mehmed Siyah Kalem minyatürleri zamanın belirsiz derinliğinde Asya kültür ortamında yaşamış insanların gündelik hayatını yansıtmakta. Göçerler, sıradan insanlar, dervişler, budistler, şamanlar, hıristiyan keşişler ve doğaüstü varlıkların oluşturduğu sürekli hareket halindeki toplumsal sahne söz konusu. Hareketin iç dinamiği, figürlerin belli bir anlatı örgüsü bağlamında anlam kazanabileceklerini açıkça gösteriyor. Başka bir deyişle Siyah Kalem’in figürleri, kuşaktan kuşağa miras kalan güçlü bir toplumsal hafızanın kaydettiği anonim anlatının aktörlerini canlandırıyor. Böyle bir anlatının kendi içinde tutarlı bir resim dizisi oluşturacağı çok açık. Nitekim minyatürlerin bir rulodan kesilerek albümlere yerleştirilmiş olması, bu gerçeği kanıtlıyor.

Barış Müstecaplıoğlu, Bir Hayaldi Gerçekten Güzel’de (Temmuz 2009, Profil yay.) Mehmet Siyah Kalem’in izini sürme macerasını anlatıyor. İki yazar, bir koleksiyoncunun davetiyle, Büyükada’da görkemli bir konakta Siyah Kalem’in resimlerinden ilham alan öyküler yazmayı kabul ediyor. Çünkü bu işin sonunda hem büyük bir para hem de Dünya çapında şöhret umudu var. Öykülerden biri Almanya’da açılacak sergide kullanılacak. Sergi kataloğunda bu öykü resimlerle birlikte yer alacak.

Siyah Kalem hakkındaki öyküler, zengin bir işadamı olan koleksiyoncu Yiğit Bey’in Büyükada’daki konağında yazılacaktır. İki yazarın üç ay süresi vardır. Birbirlerinden nefret eden iki yazara, konaktaki gizemli ve çekici Zeynep ve zekâ özürlü bahçıvan Ahmet tamamlar. Metin ve Teoman bir yandan Siyah Kalem öyküsü için birbirleriyle rekabete girerken diğer yandan Zeynep’in kalbini kazanmak için de mücadele ederler.

Barış Müstecaplıoğlu, Bir Hayaldi Gerçekten Güzel’de konuyu bir popüler roman için gereken tüm malzeme ile kurmuş. Öyküleri yazma aşamasında yazarların yaptığı araştırmalarda buldukları küçük bilgiler Siyah Kalem’in gizemini ve ilginçliğini artırıyor. Romanda kullanılan öykü parçaları da acaba bu ressamın sırrını çözebilecek miyiz sorusunu sorduruyor. Yazarların arasında oluşabilecek gerilim, birbirlerinden nefretlerinin sebebini öğrenecek olmamız da ayrı bir gerilim konusu. Zeynep’le kurulmaya çalışılan ilişkiler de işin aşki boyutunu oluşturuyor. Bahçıvan Ahmet, bahçedeki potansiyel tehlike olarak hazırda bekliyor. Müstecaplıoğlu bununla da yetinmiyor, koleksiyoncu Yiğit’in hayat öyküsü üzerinden başka merak unsurları ve gizemler yaratıyor. Yiğit’in Siyah Kalem düşkünlüğü, onun için servetler harcaması merak artırıcı unsurlardan. Yazar ajanı Beyza’nın romanın ilk sayfalarındaki varlığı ise erotizm unsuru olmanın ötesinde başka bir işlev taşımıyor. Romana bir şey katmıyor. Oysa onun gemlenemez merakıyla olayların çözümünde bir rolü olabileceğini bekliyoruz.

Bir Hayaldi Gerçekten Güzel diyaloglarla gelişen akıcı anlatımlı bir roman. Düz, doğrusal bir anlatımı var ama teaser’larla merak ettirmeyi biliyor. Popüler romanın gerektirdiği gibi aksiyona, olaya yoğunlaşıyor, kahramanların karakterleri ve içdünyalarına yoğunlaşmıyor. Bakalım olaylar nasıl gelişecek diyerek okuyorsunuz. Anlatımda tek takıldığım, sürekli ansiklopedilerden alıntılanmış izlenimi veren kuru bilgi aktarımı. İnsanlar gerçek hayatta öylesine kitabi konuşabilir mi? Flört ederken kızla erkek birbirine Zeynep ve Metin’in ada gezisindeki gibi sürekli malumatlar mı aktarır? Siyah Kalem için alıntı kokulu bilgi aktarımı yetmiyor bir de Büyükada hakkında bilgi aktarılıyor. Üstelik bu ansiklopedik bilgi çoğu Türk okuru için bildik ve sıradan. Acaba yazar roman türünün ilk dönemlerine, örneğin Ahmet Mithat’a sürekli gönderme mi yapıyor diye kuşkulanıyor insan. Öyleyse de pek başarılı olunamadığını, işin dozunun kaçtığını söylemeliyim.

Bir Hayaldi Gerçekten Güzel iyi işlense başarılı bir popüler bir roman olacak, çok okunacak bir yapıda. Gizem, gerilim, polisiye, aşk, erotizm... Ne gerekiyorsa var, ama un, şeker ve yağ birleşip helvayı oluşturmuyor. Siyah Kalem’in sırrı çözülemiyor. “Zengin koleksiyoncunun sırları ve herkesten sakladığı asıl planı” da yeterince şaşırtıcı değil. Ahmet’in konakta korunan koleksiyona saldırmasının ya da onun bilinmeyen güçlerce yönlendirilmesinin nedenleri iyice işlenmemiş, havada kalıyor.

13.08.2009

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?