Cuma, Kasım 05, 2010

 

Seçme Sapan Şeyler

Ferhan Şensoy, Seçme Sapan Şeyler’in (Haziran 2010, Ortaoyuncuları yay.) arka kapağına “Öyküyle deneme arasında gidip gelen geziperver yazılar bunlar. Ya da öykü türünde açık denizler özleyen, birbirlerinden çok bağımsız metinler ve fakat bütünde buluşuyorlar; insanı çerçeveleyen eşya, nebatat, hayvanlar kendi gözlerinden değerlendiriyorlar bildiğimiz, kendini çok cinfikir sanan salak insanoğlunu” diye yazmış. Evet, Seçme Sapan Şeyler öykülerden oluşuyor ama “öyküyle deneme arasında gidip gel”diklerini söylemek zor, hele “geziperver” olmadıkları kesin.

Ferhan Şensoy, ince ve kıvrak zekasıyla kendisini pek tanımayan (!) okuru bu arka kapak yazısı ile korkutup kaçırmak istemiş sanırım. Zira Seçme Sapan Şeyler’de yer alan tüm çalışmalar rahatlıkla mizah öyküsü olarak tanımlanır. Ferhan Şensoy önceki yirmi kitabından alıştığımız kendine has üslubu ile günümüz (özellikle orta sınıf) insanının yaşamını en ince ayrıntılarında gözlemleyip, hayatlarındaki çarpıklıkları, paradoksları, korkaklıkları, siniklikleri ve tabii ucuz kahramanlıkları diyaloglarla akıcılaştırılarak hikaye etmiş.

Seçme Sapan Şeyler’in önceki kitaplardan farkı öykülerde insanlar yanında “eşya, nebatat, hayvanlar kendi gözlerinden değerlendiriyorlar bildiğimiz, kendini çok cinfikir sanan salak insanoğlunu.” Eşya, nebatat ve hayvanlar öykülerin doğal akışını bozmadan dile geliyor ve olaylar hakkında yorumlarda bulunuyorlar, açıklamalar yapıyorlar. Daha önceki kitaplarında yer yer rastladığımız eşya, nebatat ve hayvanların söz alması bu kitabın genel özelliği olmuş ve öykülere farklı bir tad katmış.

Ferhan Şensoy, en üretken mizah yazarlarından. Hemen her sene biz okurlarını en az bir kitapla ödüllendiriyor. Röportajlarından tezgahta birçok eser olduğunu söylüyor. Dileğim otobiyografik eseri Kalemimin Sapını Gülle Donattım’ın ikinci cildine öncelik vermesi. İkinci bir dileğim de Ferhan Şensoy’un artık meslekten bir grafikerle, dizgiciyle çalışması. Kitaplarındaki o kocaman puntolara alıştık ama mizanpajdaki savrukluğun git gide artması ve görünümün amatörötesi hal alması anlaşılır değil. Biraz özen, biraz göz zevki lütfen!

23.09.2010

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?