Salı, Ocak 25, 2011

 

Taksim: Bir Şenliği Yaşamak



Heyamola Yayınları’nın İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın desteği ile gerçekleştirdiği "40 Semt 40 Kitap/İstanbulum" projesi gördüğü ilgi üzerine ikinci aşamaya geçti yayımlanan 40 yeni kitapla “80 semt 80 Kitap” halini aldı. İkinci grup kitaplardan biri de Mahir Öztaş’ın Taksim: Bir Şenliği Yaşamak’ı.

İstanbul bir metropole yakışır şekilde çok geniş, çok merkezli bir şehir ama “Şehrin kalbi neresidir?” diye sorduğumuzda akla gelen yer Taksim. Pera’nın tarihi semtlerine ulaşan bir meydan. Cumhuriyet sonrasındaki bir çok önemli olaya sahne olmuş bir yer. Adını suların taksim edildiği Taksim Maksemi’nden almış. Eskiden bağlık, bahçelik, düz bir alanmış. 18. Yüzyılda Pera’nın genişlemesi ile bir semt halini almış. Sonra bölgedeki evler yıkılıp meydan açılmış. Aynı yıllarda Taksim Maksem’i yapılmış. 19. Yüzyılda topçu kışlası inşa edilmiş. Kışla mütarekeden sonra futbol sahası olmuş. Çevresinde eğlence yerleri, gazinolar açılmış. 1928’de açılan Cumhuriyet Anıtı ile bildiğimiz görünümünü almaya başlamış. Yapılan yeni istimlaklerle meydan genişletilmiş.

Mahir Öztaş, doğma büyüme Taksimli bir yazar. Taksim’de, Taşkışla’nın karşısındaki Fransız Pasteur Hastanesi’nde doğmuş. Yaşamının neredeyse tamamını Taksim’e çıkan Kazancı Yokuşu’nda geçirmiş. Taksim’i kendi çocukluk, gençlik yıllarını anarak anlatıyor. Bir yandan da İstanbul hakkında yazılmış eserlerden Taksim’in tarihini izliyor, aktarıyor. Sanırım tarihi perspektif tam olarak oluşsun diye başlangıçta bana uzun gelen alıntılar yapıyor. Zaman içinde Taksim’in ve çevresinin nasıl değişip şekillendiğini ayrıntılı olarak, ilginç bilgiler aktararak anlatıyor. Yıkılan binalar, yerlerine yapılan yenileri ve onların da yıkılması... Tüm Türkiye’de ve İstanbul’da olduğu gibi Taksim’de de sürekli bir inşaat faaliyeti var.

Meydanın yaşadığı değişimlerin, Cumhuriyet Anıtı’nın yapılış öyküsünün yanında meydanı çevreleyen mekanlar, eğlence yerleri, Talimhane, Taşkışla, Ayaspaşa gibi Taksim’in semtleri, buralardaki önemli yapılar ve 31 Mart Olayı, 1 Mayıs 77, AKM Yangını gibi olaylar kitapta konu ediliyor. Taksim’in eğlence ve alış veriş merkezi olmasının yanında siyasi bir önemi de var. Başta belleklerimizde kazılı duran 1 Mayıs 1977 mitingi olmak üzere birçok siyasi mitinge ve eyleme sahne oluyor. Cumhuriyet’in siyasi tarihini bu alanda yaşananlardan izlemek mümkün.

50’li yıllara doğru gelip Mahir Öztaş’ın kitaba anıları katıldıkça metin tadlanıyor, okunaklılığı artıyor. Taksim Meydanı’nın günüyle gecesiyle nasıl her zaman canlı ve hareketli bir yer olduğunu anlatıyor. Eserlerine Taksim’in nasıl yansıdığını örnekliyor. Öztaş, yıllarca Taksim’in gece hayatını meydandaki gazete bayiinden izlemiş. Birçok küçük ve ince ayrıntıyı hatırlıyor. Anlattıkları bana da 70’li yıllarda meydanda kurulan seyyar kitapçıları ve meydanın simgelerinden sayılabilecek şairler Muammer Hacıoğlu ve Hüseyin Avni Dede’yi, onların açtıkları sergilerle şiir kitaplarını satmalarını hatırlattı.

Mahir Öztaş’ın Taksim: Bir Şenliği Yaşamak’ı hem İstanbul’un en önemli meydanını tanımak hem de oralı bir yazarın meydanla kurduğu ilişkiyi anıları aracılığıyla öğrenmek açısından keyifle okunan bir eser.

13.01.2011

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?