Cuma, Mayıs 27, 2011

 

Sokaktaki Adam


Philip Roth Sokaktaki Adam’da (Şubat 2011, çev. Kaya Genç, Yapı Kredi yay.), bir erkeğin hastalık, yaşlılık ve ölüm karşısındaki halini anlatıyor. Roman, bir cenaze töreninde başlıyor. Toprağa verilen kişi romanın kahramanıdır. Onu gömmeye gelenleri tanıdıkça kahramanın kimliği, kişiliği yavaş yavaş belirmeye başlıyor. Ressamlık hayalini bir reklam ajansındaki sanat yönetmenliği görevi için terk etmiş, dışarıdan bakıldığında iyi bir hayat yaşamıştır. Kahramanın çocukluktan başlayarak yaşadığı sağlık sorunlarını izleyerek hayatının hiç de göründüğü gibi geçmediğini anlarız. Hayallerinin peşinden koşmak yerine güvenli ve kazançlı bir hayatı tercih etmesinin yanında başarısız evlilikleri, çocuklarıyla kuramadığı ilişkileri, ona destek veren insanlara yaptığı vefasızlıklar başka bir görüntü ortaya koymaktadır. Bir emekliler kasabasında yaşlılara resim dersi vererek günlerini geçirirken ne kadar yalnız biri olduğunu fark eder. Üstelik bu duruma gelmesinin tek nedeni kendisi, insanlarla kurduğu ilişkilerdeki tavrıdır. İşte ve aşkta başarıya ulaşmak için herkesi üzmekten, kırmaktan, kıskanmaktan, kendine düşman etmekten çekinmemiş, bu tavırları üzerine durup bir an bile düşünmemiştir.

Tüm evlilikleri bir süre sonra kendi tavırları ya da eylemleri nedeniyle sona ermiştir. Bunda yanlış seçimler yapması kadar, yeni bir aşk bulduğunda geride ne bıraktığına bakmadan onun peşine düşmesinin de payı vardır. Kendisini çok seven ikinci karısını, hayatında doğru kişiyi bulduğunu düşündüğü tek insanı bile bir gönül macerası için terk etmiştir. Bu evlilikten doğan kızı belki de hayattaki tek bağıdır. Ama onunla da doğru bir ilişki kuramamıştır. Tıpkı kendisini çok seven ve güvenen ağabeyinin başarılı ve zengin biri olmasını kıskanıp, ilişkilerini bozması gibi... İlk evliliğinden olan iki oğlu ile arasında da hiçbir bağ yoktur. Ölümün kapıda olduğunu anladığında girdiği hesaplaşma hayatını boşa harcadığını, geriye ne iyi bir şey ne de hoş bir anı bırakmayacağını fark etmesini sağlar.

Kaya Genç başarılı bir çevirmen, kitabı keyifle, Türkçesine, anlatımına takılmadan okuyoruz. Beni tek düşündüren seçilen isim oldu. Orijinali “Everyman” adıyla yayımlanmış, Sokaktaki Adam yerine “Herhangi biri” demek daha doğru olurmuş gibi geliyor.

Philip Roth 1933 doğumlu. Sokaktaki Adam’ı 72 yaşındayken kaleme almış. Romanda anlatılanlarla Roth’un hayatı arasında bazı benzerlikler de bulmak mümkün. Ama Roth’un hayat hikayesinin peşine düşmesek de, edebiyat tarihine, başka eserlere ne gibi göndermeler yaptığını sorgulamasak da Sokaktaki Adam herhangi bir adamın sıradan görünen hayatının, yaşlanmasının ve ölümünün gerçekte nasıl bir öyküsü olduğunu anlatıyor. Sıradan bir hayat öyküsü çevresinde aile, aşk, cinsellik, yaşlılık, sağlık, din gibi konuları bir kez daha tartışıyor.

31.03.2011

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?