Cuma, Ekim 21, 2011

 

59 Numaralı Nâzım Hikmet Kütüphanesi


Rusya, son yıllarda önce turizm sonra ticaret aracılığıyla ilişkilerimizi hızla yeniden geliştirdiğimiz bir komşumuz. Edebiyat aracılığıyla kurduğumuz ilişki ise daha eskilere dayanıyor. Rus klasikleri Türkçeye ilk çevrilen eserlerden. 1940’lardan itibaren, Sovyetler döneminde de iyi ilişkiler kurulmuş birçok yazarımızın eserleri Rusça’ya çevrilmiş. 90’lı yıllarda Rusya’da yaşanan değişimle birlikte bu ilişki kopmuş.
2008’de Türkiye’nin Frankfurt Kitap Fuarı’na Onur Konuğu olması ile birlikte Türk Edebiyatının yurtdışında tanıtımı çalışmaları hızlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve yazar ve yayıncı birliklerinin temsil edildiği Uluslararası Kitap Fuarları Organizasyon Komitesi koordinasyonunda Türkiye uluslararası kitap fuarlarına katılıyor. Fuarlardaki tanıtım çalışmaları ve TEDA desteği ile birlikte her yıl daha çok eser yabancı dillere çevriliyor. Hem yakın komşumuz olması hem de Rusça’nın dünyada en çok konuşulan dillerden olması nedeniyle Rusya hedef ülkelerden biri. Birkaç yıldır ulusal bir standla Moskova Kitap Fuarı’na katılıyoruz. Fuara “Onur Konuğu” olmamız da söz konusu.
24. Uluslararası Moskova Kitap Fuarı 7-12 Eylül 2011 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Uluslararası Moskova Kitap Fuarı, Rusya'nın en büyük kitap fuarı. 24.000 metrekarelik bir alanda 720 Rus ve 55 ülkeden 55 yayıncının katılımıyla gerçekleştirilmiş. Kitap okuruna yönelik, kitap satışı amacıyla düzenelenen bir fuar. Türkiye, fuara son yıllarda yayımlanan eserlerden yapılan bir seçmeden oluşan 2000 kitabın yer aldığı 70 m²’lik bir Ulusal Stant ile katıldı. Standda Rusça’da ve diğer dillerde yayımlanan eserlerimiz de sergilendi. Türk tarihi, edebiyatı, sanatı, kültürel mirası, tarihi ve turistik mekanları, halk kültürü vb. alanlarında yayınlanmış 10.000 broşür ve kitapçık ziyaretçilere dağıtıldı. İstanbul Ticaret Odası da ulusal standın yanındaki standıyla ve basım, yayım, kağıt sektörlerinden sorumlu İTO Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Develioğlu’nun başkanlık ettiği bir heyetle bu tanıtım faaliyetine destek verdi.
Rus yayıncılığı 1990’lardaki durgunluğunu aşmış hızla büyümeye başlamış. 2009’da 127,596 çeşit kitap yayınlamışlar. Rusya, Çin ve ABD’den sonra Dünya’da en çok çeşit kitap üreten ülke olmuş. Üretilen kitap sayısı 760 milyon 400 bin adet. 5824 yayıncı, 3400 kitapçı var. Rusya’da yayımlanan 127,596 çeşit kitabın 14.078’i yabancı dillerden çeviriler, yani çevirinin oranı çok düşük. Çevirilerin büyük bir bölümü de tahmin edilebileceği gibi İngilizceden.
Ülkemizde hâlâ Rus klasikleri yaygın olarak okunuyor ama çağdaş Rus edebiyatından çevirilere pek rastlamıyoruz. Çağdaş Türk yazarlarının eserlerinin Rusça’ya çevrilmesi de ancak birkaç yıldır TEDA çeviri destek programı sayesinde oluyor. Rusça’ya çevrilmesi için TEDA projesinden 27 esere destek verilmiş bunların 18’i yayınlanmış. Reşat Nuri Güntekin, Necip Fazıl, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Attilâ İlhan, Bilge Karasu, Adnan Binyazar, Nedim Gürsel, Kürşat Başar, Reha Çamuroğlu, Perihan Mağden Rusça’da çevirileri desteklenen yazarlardan bazıları. Orhan Pamuk’un bir çok eseri çevrilmiş ve çok okunmuş. Rusça’da en çok okunan kitabının Kar olduğu söyleniyor.

Rusça’da Nâzım Hikmet
Tahmin edilebileceği gibi Türk Edebiyatı denilince ilk akla gelen ad Nâzım Hikmet. Nâzım Hikmet adı edebi kültürel çevrelerde saygı ile anılıyor ama kitaplarını kitapçılarda bulunmuyor, genç kuşaklar da ismine aşina değil. Birçok eseri Rusça’ya çevrilmiş olmasına rağmen 90’lı yıllardan sonra yeni basımları yapılmamış.
Yurtdışında şimdiye kadar gördüğüm edebiyat ve sanatla en ilgili işadamları derneği olan Rus – Türk İşadamları Birliği (RTİB) Nâzım Hikmet’in tanıtımı için çeşitli çalışmalar yapıyor. Nâzım Hikmet’in doğum günü etkin bir şekilde kutlanıyor. Geçen yıl bu kapsamda Nâzım Hikmet’in seçme şiirlerinden oluşan bir de kitap yayımlamışlar ama kitap piyasaya verilmemiş, sadece törenlere katılanlara hediye edilmiş. Tanıtım açısından önemli bir girişim ama gönül RTİB’in bu yayımı bir Rus yayıncı ile birlikte yapmasını ve Nâzım Hikmet’in yıllar sonra tekrar kitapçı raflarında yer almasını sağlamasını dilerdi.
Nâzım Hikmet’in yabancı dillerde temsilciliğini yapan Kalem Ajans sahibi Nermin Mollaoğlu, 2012’de Nâzım Hikmet’in en az beş kitabının Rusça’da yayımlanacağını söylüyor. TEDA desteği ile bu kitapların hızla yayımlanacağını umuyorum.

59 Numaralı Nâzım Hikmet Kütüphanesi
Moskova’ya gidip Nâzım Hikmet’in mezarını, evini ziyaret etmemek olmaz. Fuar çalışmalarının yanında Uluslararası Kitap Fuarları Organizasyon Komitesi Koordinatörü Ümit Yaşar Gözüm’ün hazırladığı Rus edebiyat çevreleri, yayıncı ve yazar örgütleriyle toplantıları içeren soluk aldırmayan program arasında böyle bir fırsat yaratmak pek mümkün görünmüyordu. Kızıl Meydan’ı, Kremlin’i Moskova’nın akıl almaz trafiğinde sıkışıp kalmışken uzaktan görebildik ama başka turistik ziyaretler için zamanımız yoktu. Bir soluklanma anında Nâzım Hikmet’in Novodeviçi Mezarlığı’ndaki mezarını ziyaret etmeyi denedik ama beş dakika önce kapılar kapanmıştı. Yaptığımız toplatılarda ise sık sık Nâzım Hikmet’i anmakla kalmadık, büyük usta ile ilgili bilgi ve belgelerle karşılaştık. 21 müzeyi yöneten Rusya Edebiyat Müzeleri Merkezi’nde yaptığımız toplantıda Dr. Pavel Fokin bize hoş bir sürpriz hazırlamıştı. Merkez arşivlerinde yer alan Nâzım Hikmet ilgili eşya, belge ve fotoğraflardan oluşan bir dia gösterisi yaptı. Daha önce görmediğimiz fotoğraflar, imzalı kitaplar, tablolar ve büyük ustanın eşyalarından oluşan bu koleksiyonun ilk fırsatta sergilenmesi konusunda görüş birliğine varıldı. İstanbul’da Gülhane Parkı’ndaki Alayköşkü’nde açılacak olan Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphane Müzesi bu sergi için ideal gibi görünüyor.
Fuarda standı ziyarete gelen gazeteci Suat Taşpınar Moskova’da yaşayan vatandaşların Türkçe kitap ihtiyacını anlatırken daha önce varlığını bilmediğimiz Nâzım Hikmet Kütüphanesi’nden söz etti. Biz de İstanbul’a dönerken bu kütüphaneyi ziyaret ettik. Ulitsa Novopesçayana 23/7 adresindeki kütüphane Stalin döneminde yapılmış dev blokların birinin altında yer alıyor. Küçük, şirin bir halk kütüphanesi. 1952’de 59. semt kütüphanesi olarak açılmış. Hayatının son yıllarını aynı bloklarda, sadece birkaç sokak uzakta geçiren Nâzım Hikmet 1961’de kütüphanenin onur konuğu olmuş. Orada bir söyleşi yapmış, şiirlerini okumuş. Daha sonra da sık sık kütüphaneyi ziyaret etmiş.
Taşpınar’ın RTİB’in Pusula dergisinde yayımlanan yazısına göre, SSCB Yazarlar Birliği ve Nâzım Hikmet’in dostları ve okurları bu kütüphaneye Nâzım Hikmet adı verilmesi için 1973’de başvurmuş, 1981’de başvuru onaylanmış. Her yıl doğum gününde Nâzım Hikmet kütüphanede düzenlenen toplantılarla anılmaya başlanmış. Nâzım Hikmet’in Ekber Babayev, Radi Fiş, Vera Feonova gibi dostları toplantılara katılmış.
Suat Taşpınar ve Hakan Aksay’ın kütüphaneyi tanıtan yazıları Moskova’da yaşayan Türk toplumunun kütüphaneye ilgi duymasını sağlamış. İlk adım olarak kütüphanenin daha önce kullanılmayan bir odası işadamlarımızın yardımı ile çocuklar için çalışma alanı haline getirilmiş. Kütüphanenin tabelası yenilenmiş. Şimdi hedef, “59 Numaralı Nâzım Hikmet Kütüphanesi”nin Nâzım Hikmet ve Türk edebiyatı araştırmalarına destek olabilecek bir yapıya kavuşması. Türk yazarlarının Rusça’da yayımlanmış eserlerinin kütüphane koleksiyonunda yer alması için çalışmalar yapılıyor. Diğer yandan da kütüphanenin Türkçe kitaba ihtiyaç duyan Moskova’da yaşayan Türkler ve Türkoloji öğrencileri için bir merkez haline getirilmesi planlanıyor. Bu amaçla RTİB Türkçe kitaplar bağışlamış. Moskova Kitap Fuarı’nda Ulusal standtta sergilenen kitapların bir bölümü de kütüphaneye bağışlandı.
22.09.2011

Etiketler:


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?