Çarşamba, Ekim 05, 2011

 

Harman Yerinde Aşk



Keyifle okunacak, edebi zevk alınacak kitaplar bulmak kolay değil. Çok sayıda kitap yayımlanıyor, bunların arasından zevkimize uygununu severek okuyacağımızı bulmak her zaman kolay olmuyor. Bazen yeni yazarlar, yeni kitaplar iyi edebiyatı bulma konusunda insanın umutsuzluğa kapılmasına neden oluyor. O zaman imdada klasikler yetişiyor. Neyse ki yayımevlerimiz klasiklerin yeni çevirilerini yaptırmakta da eski çevirilerin yeni baskılarını yapmakta da oldukça hızlı. Bu yayın yoğunluğundan klasiklere okur katında büyük bir ilgi olduğu anlaşılıyor. Yeni çıkmış kitap dağları arasında rastladığım D. H. Lawrence’in Harman Yerinde Aşk’ı (Haziran 2011, çev. Suzan Aral Akçora, Helikopter) keyifle okunacak kitap arayışıma melhem oldu.
D. H. Lawrence, başta Lady Chatterley'in Sevgilisi olmak üzere Oğullar ve Sevgililer, Ölen Adam, Gökkuşağı gibi eserleri ile ülkemizde de tanınmış, sevilmiş bir büyük yazar. 1885’de doğup 1930’da ölen D. H. Lawrence’ı biz genellikle romanlarıyla tanısak da edebiyatın hemen hemen tüm türlerinde eserler vermiş. Harman Yerinde Aşk İngilizcede ilk kez 1930’da yayımlanmış bir öyküler derlemesi. Türkçede de birçok kez basılmış. Suzan Aral Akçora çevirisi ile 1994’de ilk kez yayımlanmış. O baskı 174 sayfa. Helikopter’deki yeni basımı 322 sayfa. Varlık baskısında üç öykü yer alıyordu; “Harman Yerinde Aşk”, “Uğur Böceği” ve “Tilki”. Yeni basıma 109 sayfalık “Yüzbaşının Bebeği” eklenmiş. Cambridge University Press’den (1987) çıkan baskısı ise “Harman Yerinde Aşk” dışında tamamen başka öyküler içeriyor. Özenli yayınları ile dikkati çeken Helikopter nedense bu kitaba bir içindekiler sayfası koymadığı gibi künye sayfasına da önceki basımlarla ilgili bir not düşmemiş.
Harman Yerinde Aşk bir öyküler derlemesi olarak sunulsa da herbiri başlı başına birer roman sayılabilecek anlatılardan oluşuyor. Kadın erkek ilişkilerini, iki insan arasındaki aşkın doğuşunu, gelişimini, yaşanan mutlulukları ve sıkıntıları günlük hayatın içinden gerçekçi bir bakış açısı ve dille anlatıyor. “Harman Yerinde Aşk”da ergenlikten delikanlılığa geçen iki gencin cinsellik temelinde kadınlarla kurdukları farklı ilişkileri, deneyimlerinden çıkardıkları dersleri ele alıyor. Düşlenen aşk gerçekliğe dönüşünce iki gençte farklı yansımalar bulacaktır. “Uğur Böceği”nde Birinci Dünya Savaşı sırasında kocasının savaştan dönmesini bekleyen bir Lady’nin savaş esiri esrarengiz ve yabani bir kontla kurmaya çalıştığı ilişkiyi okuyoruz. Gerilim dolu bu ilişki Lady’nin kocasının savaştan dönmesi ile yeni bir boyut kazanıyor. Lawrence önplandaki aşk temasının ardında başta savaşın ruhlarda açtığı yaralar olmak üzere, tutsaklık, özgürlük gibi temel soruları da tartışıyor. “Tilki”de iki genç kadının yalnız başlarına çiftlikte yaşarken karşılaştıkları zorlukları anlatırken tavuklara dadanan tilki ile evlerine zoraki konuk olan bir gencin aşk ekseninde iki kadının arasında yarattığı gerilimi ve sonucunda utopik çftlik hayatının ve dostluklarının nasıl dağıldığını anlatıyor. “Yüzbaşının Bebeği” ise kısa bir roman sayılabilecek bir içerikte. Aristokrat kökenli bir kadınla evli bir subayla genç bir kızın aşk ilişkilerinde yaşadıkları olaylar anlatılırken bu aşk üçgeninin yarattığı gerilim de ustaca işleniyor. Subayın aşkla evlilik arasındaki yapacağı tercih öykünün gidişatını belirleyecektir. Ama bu tercih hiç de umulduğu gibi olmayacaktır.
Harman Yerinde Aşk, aşk üzerine yazılmış birbirinden ilginç anlatılardan oluşan, hayat dersleri çıkartılabilecek çok değişik yaklaşımları ile edebi tadın doruğuna ulaşan gerçek bir klasik.
25.08.2011

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?