Cuma, Haziran 22, 2012

 

Red Kit İstanbul’da


Red Kit, “gölgesinden hızlı silah çeken kovboy” olarak biliniyor. Tam anlamıyla bir efsane kahraman. Belçikalı çizer Morris tarafından 1946’da çizildiğinden beri sürekli okunuyor. Yirmiden fazla dilde yüzlerce milyon okura ulaşmış. Türkiye’deki yayıncısı Yapı Kredi Yayınları “Red Kit İstanbul’da” sergisi ile bize Red Kit’i bir kez daha hatırlattı. Çizgi roman araştırmacısı Didier Pasomonik’in küratörlüğünde hazırlanan sergi 17 Haziran’a karar İstanbul Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nde Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde sürecek. Segi vesilesi ile Red Kit İstanbul’da (Mayıs 2012, çev. Orçun Türkay, Yapı Kredi Yay.) adlı bir de katalog yayımlanmış. Didier Pasomonik’in kaleme aldığı katalog aslında bir kitap niteliğinde ve yalnız kovboy Red Kit’in Dünya’daki ve Türkiye’deki tüm macerasını ayrıtılı olarak anlatıyor.
Red Kit İstanbul’da Belçikalı çizer Morris’le Fransız yazar Goscinny’nin 1950’de New York’da karşılaşmaları ile başlıyor. Morris, 1948’den beri ABD’dir ve Amerikan tarzı çizgi romandan, Walt Disney’den çok şey öğrenmiştir. Dünya’nın en çok satan mizah dergilerinden Mad’in çizerleriyle de iyi ilişkileri vardır. Amerikan çizerlerin olumlu etkisi onun Avrupa’daki başarısının en önemli unsurlarındandır. Ama esas başarıyı Goscinny ile birlikte çalışmaya başladıktan sonra yakalar. Kahramanı Red Kit de altın çağını yaşar.
Düldül, Red Kit’in ilk maceralarının yayınlandığı 1946’dan beri kahramanımızla birliktedir. Güçlü, yürekli, çok zeki ve yetenekli bir at olan Düldül sahibini bir çok tehlikeden korumuştur. En olağanüstü niteliği de konuşmasıdır. Bu ikiliyi “Batı’nın en aptal köpeği” Rintintin tamamlar. Bir antikahraman olarak Rintintin öyle sevilir ki ayrı albümleri yayınlanır. Tabii ki Red Kit’i Daltonlar olmadan düşünmemiz imkansız. Didier Pasomonik, Daltonlar’ın gerçekte varolan bir haydut çetesi olduğunu yazıyor. Morris, Daltonlar’ı gerçek hikayelerine uygun olarak 1954’de yayınlanan Kanunsuzlar’da öldürmüş ama okurdan gelen yoğun istek  ve Daltonlar’ın varlığının satışları artırdığının anlaşılması üzerine Goscinny’i onları 1956’da yayınlanan Joss Jamon’a Karşı adlı macerada ölü Daltonlar’ın tıpatıp kendilerine benzeyen yeğenleri olarak dirilmiş ve herbirine belli bir rol yükleyerek belirginleştirmiş. Jesse James, Billy the Kid, Calamity Jane gibi gerçek kahramanlar da zaman zaman Red Kit maceralarında karşımıza çıkarlar. Pasomonik, bu kahramanların gerçek öyküleri ile Red Kit’in maceralarında anlatılanların genellikle örtüşmediğini yazıyor. Goscinny onları daha sempatikleştirmiş, komikleştirmiş ve ana maceraya uygun hale getirmiş.
Morris’le Goscinny’nin işbirliğinin başarıya ulaşmasındaki en önemli unsur kuşkusuz önceleri çocuk dergisi olan ve1955’de yetişkin okur için yayımlanmaya başlayan Spirou’dur. Red Kit, dergide 25 Ağustos 1955’de ilk macerasının yayımlanması ile Spirou’nun en önemli kahramanlarından olur. 50’lere kadar esas olarak dergiler üzerinden gelişen çizgi roman yayıncılığı Tenten albümlerinin büyük satışlar yakalaması ile yeni bir evreye girer. Red Kit albümü çıkar çıkmaz 100 bin satışa ulaşır ve her yeni baskıda bu rakam katlanır. 1965’de Red Kit albümlerinin ilk baskı sayısı 300 bindir.
Red Kit’in en önemli özelliği “incitmeden alay etmek”. Tenten gibi çizgi romanlar ırkçılıkla suçlanırken Red Kit yazarının ailesinin büyük bölümünü toplama kamplarında kaybetmiş olması ve Arjantin ve ABD’de geçen zorlu göçmenlik yaşamının da etkisiyle olsa gerek hiçbir halkı küçük düşürmemeye çalışır. Aksine ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının temelinde yatan nedenlerle alay eder. Tüm bunlara rağmen 70’lerde ırkçılıkla suçlanınca geçmişin hatırlatan, eleştirileri haksız bulan Goscinny tavrını “Ben yalnızca basma kalıp düşüncelerle alay ediyorum” diye açıklar.  
Red Kit, “gölgesinden hızlı silah çeken kovboy” olarak tanınmıştır ama onu ateş ederken hemen hiç göremeyiz. Bunun da nedeni Fransız hükümetinin 1949’da çıkarttığı “Gençlere yönelik yayınlar kanunu”dur. Red Kit silah kullandığında insanları “şiddete yönlendirmek” suçlaması ile karşılaşır. Ondan sonra da insanlara hiç silah doğrultmaz, onun hızlı silah çekmedeki ünü haydutları yıldırmaya yeter. Redkit zamanla dudağından hiç düşürmediği sigarasından da vaz geçecektir. Pasonik, sigaranın yerini bir saman çöpünün almasının nedeninin tüm Dünya’da yaygınlaşan sigara karşıtı yasalar olmadığını yazıyor. Bu yasalardan çok önce, daha seksenlerde Red Kit’in çizgi filmlerini ABD televizyonlarında göstermek gerekince çocuklara yönelik yayınlarda “kahramanın sigara içerek kötü örnek olmasının” yasak olduğu bildirilmiş. Durumu öğrenince Morris kahramanını sigarasız çizmeye başlamış. Red Kit’in sigarayı bırakmasının o yıllarda ülkemiz basınına da yansıyan çok önemli bir haber olduğunu hatırlıyorum. Red Kit sigarayı bıraktıktan beş yıl sonra 1988’de iyi örnek olduğu için Dünya Sağlık Örgütü’nce ödüllendirilmiş.
Red Kit, Türkiye’de ilk kez 1956’da Abdülcanbaz’ın da yaratıcısı olan Turhan Selçuk’un Dolmuş adlı siyasi mizah dergisinde yayımlanmış. 1959’dan itibaren de 32 sayfalık fasiküller halinde yayınlanmaya başlamış. Ancak 1972’de Milliyet Yayınları telif haklarını satın alınca aslına uygun ve düzenli olarak yayınlanmış. Ondan önce telif hakkı ödenmediği için hem macera sırası izlenmiyor hem de hikayelere çeşitli bahanelerle müdahalelerde bulunulabiliyormuş. Ama Tenten’de ya da Tarzan’da olduğu gibi yerli üretim de yok, Red Kit’in Türkiye’de geçen maceraları da çizilmemiş.
Red Kit 2007’den beri de Yapı Kredi Yayınları’nda şair Eray Canberk’in çevirisi ile aslına sadık ve ideal albüm boyutlarında yayını sürüyor. Mayıs 2012’de 55. albüm Haydut Ana yayınlanmış. Ayrıca 1956-57 yıllarının maceraları toplu albümler adıyla yayınlanıyor. 1956’dan beri Red Kit sürekli türkçede yayınlanıyor ama şimdiye dek maceralarını tamamı yayımlanamamış. Sanırım ilk kez Yapı Kredi Yayınları tamamına erdirecek.
Red Kit’i sinemaya uyarlama konusunda ilk adımı bizim sinemacılarımız atmış. Daha anavatanında filmleştirilmeden 1967’de Çifte Tabancalı Damat adıyla sinemaya uyarlanmış ve başrolünde Öztürk Serengil oynamış. 1970’de de Red Kit adıyla İzzet Günay’ın başrol oynadığı bir film var. 1974’de de Atını Seven Kovboy’da Sadri Alışık Red Kit’i canlandırmış. Dünya’da ilk uyarlama ise 1971’de animasyon olarak Fransa’da yapılmış. Pasomonik, Red Kit İstanbul’da da sözünü etmiyor ama internete göre Türkiye’den sonra ancak 1991’de İtalya’da Terence Hill, Red Kit’i sinemada canlandırıyor.
Red Kit’in ülkemizde başına gelenler bununla da kalmıyor. Kahramanımızın asıl adı Lucky Luke. Sanıyorum telif hakları alınmadan basıldığı için Türkçede ilk kez Dolmuş dergisinde yayınlanırken ismi değişmiş. Çizgi romanın siyah beyaz kopyalarını çıkartan Ferdi Sayışman bu adlandırmaları kendisinin yaptığını söylüyor; "O zaman Lucky Luke'un maceraları Fransız Spirou dergisinde çıkıyordu. Burada da yayınlamaya karar verince, Türkçe ne isim koyalım, diye düşünmeye başladık. Bir arkadaşın çıkarmak istediği Red Rider (Kızıl Sürücü) diye bir dergi vardı. Ben de Bil Kit diye başka bir derginin kopyasını yapıyordum. Red kısmını Red Rider'dan Kit kısmını da Bil Kit'ten aldık, Red Kit oldu." (bkz.  http://tr.wikipedia.org/wiki/Red_Kit) Lucky Luke, Red Kit olmakla kalmamış atı Jolly Jumper Düldül, köpeği Rantanplan Rintintin adını almış. Bu adlandırmaların çizgi romanın Türkiye’deki, başarısında payı olduğu kuşkusuz.
Red Kit, 1977’de yazarı Goscinny’i kaybediyor. Morris, yazarını kaybetse de bu çok sevilen kahramanın maceralarını çeşitli yazarlarla devam ettiriyor. Zaten, Morris Red Kit’i çizmeye Goscinny’isiz başlamıştır. Kendisi de iyi bir yazardır ama Red Kit’in bu kadar sevilmesinde Goscinny’inin etkisini inkar etmez. Morris eskisi kadar verimli olmasa da 2001’de ölene kadar çeşitli yazarlarla çalışarak albüm yayınlamayı sürdürür. Morris’in ölümünden sonra da Red Kit yayınlanmaya devam eder. Birkaç çizerle yapılan çalışmalardan sonra Achde çizer olarak görevi devralır. 2010’da türkçede de romanlarını okuduğumuz Fransız romancılar Tonino Benacquista ve Daniel Pennac yazar olarak Achde ile işbirliği yapar ve iki yeni albüm yayınlanır. Yaratıcıları ölse de Red Kit ölümsüzlüğe doğru yolculuğuna devam eder...  
07.06.2012

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?