Pazartesi, Ağustos 27, 2012

 

Aldanan Kadın


Aldanan Kadın (Temmuz 2012, çev. Esen Tezel, Can yay.) Thomas Mann’ın ölmeden önce tamamladığı son öyküsüymüş. 92 sayfalık kalınlığı ile uzun bir öykü de sayılabilir, bir novella da. Ölmeden önce yazılmış olmasının şöyle bir anlamı var; yazar sanki hissetmiş gibi ölümden, yaşlılıktan, yitirilen gençlikten söz ediyor uzun uzun.
1920’ler, Frau Rosalie von Tümmler 28 yaşındaki aşk kırgını kızı Anna ve 22 yaşındaki oğlu Edward’la Düsseldorf’ta “bolluk içinde olmasa da rahat şartlarda yaşıyor.” Frau Tümmler 50 yaşında, alçak gönüllülüğü, neşeli ve sıcakkanlı yapısıyla dostlarınca sevilen “son derece hoş kadınsı hatlara sahip” dinç bir kadın. Yaşı sadece kırlaşan saçlarından ve ellerindeki yaşlılık emaresi lekelerden anlaşılıyor.
Şehre gelen oğlu yaşındaki genç bir Amerikalı Rosalie’nin tüm dengelerini bozuyor. “Anna’ya göre hiç de dikkat çekici olmayan, Tanrı’nın özene bezene yarattığı söylenemeyecek” Ken Keaton özellikle kendinden yaşça büyük kadınları etkiliyor ve o da bu ilgiyi karşılıksız bırakmıyor. Edward’ın isteği ile ona İngilizce dersleri vermek için eve girip çıkmaya başlayınca da bu konuşkan genç Rosalie’nin de ilgisini çekiyor. Rosalie hızla platonik bir aşka kapılıyor. Kendine bile itiraf edemediği duygularını dikkatli biri olan Anna fark ediyor ve annesini uyarıyor. Bu uyarının ardından aralarında arkadaşça bir ilişki olan anne ve kız, aile içi ilişkiler, gençlik, yaşlılık, aşk, toplumun yaşlı kadın genç erkek aşkını nasıl yorumlayacağı, hastalık ve ölüm gibi konularda uzun diyaloglara girişiyorlar. Sanırım öykünün sarkmasına neden olan bu diyaloglarda ölüme yakınlaştığını hisseden Thomas Mann’ın kendi ile hesaplaşmaları var. 
Rosalie, ne kızının mantıklı karşı çıkmalarına, ne hayatın gerçeklerine, ne çevrenin tepkisine kulak asmıyor ve bu aşkı yaşamak istiyor. Çünkü onun için bu ilişki eğer kurulursa kendisi için bir gençleşme, tazelenme nedeni olacaktır. Duygusal açıdan olduğu kadar bedensel olarak da yenilenecektir. Rosalie aşkına Ken’den karşılık bulacağının işaretlerini de alır. Mutluluk çok yakınındadır ama sağlığı buna izin vermez. Çünkü kanserdir ve vücudunun verdiği işaretlere önem vermese de hızla ölüme gitmektedir.
Aldanan Kadın karşılaştırıldığı Venedik’te Ölüm’ün kıratında bir eser değil ama tartışmaya açtığı konularla düşünsel açıdan sorular sordurup ve bunu anlatımındaki şiirsellik ve güçlü betimlemelerle dengelemesiyle edebi olarak okunup keyif alınacak bir eser.
16.08.2012

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?