Salı, Mart 26, 2013

 

Şifrepunk




Julian Assange’ı WikiLeaks’le tanıdık. “ABD ordusu ve hükümeti içinde resmi gizlilik ilkesinin sistematik olarak istismar edildiğini” ortaya çıkardığı için başı derde girdi, davalara boğuldu. Ama belgeleri yayınlamaktan vazgeçmediği gibi Irak, Afganistan gibi ülkelerle ilgili yayınlar da yaptı.  
Assange 20 Mart 2012’de İngiltere’de ev hapsindeyken kendisi gibi internet eylemcisi olan, yaptıkları eylemlerle devletlerin ve şirketlerin peşlerine düştüğü Jacob Appelbaum, Andy Müller-Maguhn ve Jeremie Zimmermann ile buluşup internetin insan özgürlüğündeki yerini, geleceğini tartışmış. “Özgürlük ve İnternetin Geleceği Üzerine Bir Tartışma” alt başlığını taşıyan Şifrepunk  (Şubat 2013, çev. Ayşe Deniz Temiz, Metis yay.) bu söyleşinin kağıda dökülmüş hali.
“Assange'a göre elimizdeki en önemli özgürleşme aracı olan internet, totoliterliğin bugüne dek görülmedik düzeyde tehlikeli bir yöntemi haline geldi; hatta insan uygarlığı için bir tehdit arz ediyor.”  Başta ABD olmak üzere devletler ve şirketler internet kullanımı aracılığıyla insanlar hakkında her şeyi öğreniyorlar, onları takip ediyor, denetliyorlar. Dünya’daki tüm telefon konuşmaları, e-posta yazışmaları da kaydedilip, gerektiğinde kullanılmak üzere saklanıyor yani ortam dinlemesi gibi ajanlık çalışmalrına gerke yok. Aynı şekilde kredi kartı kullanımının merkezi olarak kaydedilmesi  ile de yine insanların hareketleri ve harcamaları takip ediliyor. Tüm bu kayıtlar da ABD’de depolanıyor.
Assange ve arkadaşları tüm toplumsal ve ticari işlemlerin internet üzerinden yapılmaya başlaması ile bu izleme ve denetleme işleminin çok daha kolaylaştığına dikkati çekiyor. Google, Facebook gibi ABD meşeli şirketlerin internet üzerinden yaptığımız tüm işlemleri kaydettiklerini, kimsenin içeriğini bilmediği gizli yasalarla ve nasıl kullanılacağını bilmeden ABD makamlarının kullanımına açtıklarını anlatıyorlar. Yeni gelişen bulut bilişim ile tüm dosyalarımız da ABD’deki şirketlerde depolanmış ve kontrol edilebilir olacak.
Hemen her yerde bulunan kameraların kayıtları da eklendiğinde George Orwell’in 1984’ünü aratmayan bir ortam oluşmuş oluyor ve “Big Brother”  sürekli bizi gözetliyor. Assange mahremiyeti korumak ve internetteki takibi önlemek için şifreler kullanmayı öneriyor. Şifrepunk deyimi de buradan geliyor.   
Devletler ve şirketler internet kullanımı aracılığıyla insanlar hakkında her şeyi öğreniyorlar, onları takip edip denetlerken bir yandan da interneti yasaklayacak, kısıtlayacak yasalar çıkartmayı, kurullar oluşturmayı da ihmal etmiyorlar. Bu çelişkiyi anlamak mümkün değil. ABD’de telif haklarını korumak bahanesi ile çıkartılmaya çalışılan SOPA yasa tasarısı ve ona karşı verilen mücadele tipik bir örnek. Kitaba, SOPA’ya karşı mücadeleyi örgütleyen ve Ocak 2013’de genç yaşta intihar eden Aaron Swartz’ın bu konudaki bir konferans metni de eklenmiş.  
14.03.2013

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?