Pazartesi, Haziran 10, 2013

 

Kafka Karar Yılları



Kafka eserleriyle önemli bir yazar, yaşam öyküsüyle kült bir isim. Söylentiler ve efsanelerle oluşturulmuş bir hayat hikayesi yakıştırılmış Kafka’ya. “Genç yaşta ölmüş olması, hayattayken hiç tanınmamış bir yazar olması, ‘ben ölünce tüm eserlerimi yakın’ vasiyeti, despot baba, kırık aşk hikayeleri, kötü iş koşulları, yoksulluk, azınlık olmak...” Bu efsanelerle oluşturulmuş hayat hikayesi. James Dean, Che Guevera, Marilyn Monroe gibi bir ikon haline getirilmiş, putlaştırılmış Kafka.
Dünya edebiyatının klasiklerinden Kafka. Hayatı ve eserleri hakkında  sayısız inceleme yazılmış. Bu çalışmaların önemli bir bölümü sözünü ettiğim Kafka mitosunu yaratan önermeleri tartışmasız kabul etmiş. Kafka’nın hayat hikayesi bilinmezlere büründürülmüş.  
Reiner Stach Kafka Karar Yılları ve Kavrama Yılları (Mayıs 2013, Sel yay.) adını taşıyan ve henüz iki cildi yayımlanmış olan çalışmasında tüm bilinmezlerin peşine düşüyor. Dr. Franz Kafka’nın hayat öyküsünü en küçük ayrıntılarına dek inceliyor. 1370 sayfa tutan Türkçe baskı usta çevirmen Sezer Duru’nun imzasını taşıyor. İki cildin tamamını daha kitaplar baskıdan çıkar çıkmaz yıldırım hızıyla okuyup birkaç gün içinde görüşlerini yazan meslektaşlarımı ne kadar taktirle karşıladığımı ve tabii kıskandığımı anlatmaya cümleler yetmez. Ben onlardan günlerce sonra ancak kitabın 660 sayfalık ilk cildini bitirebildim.
Ciltlerin kalınlığı ilk bakışta göz korkutsa da kitap ilk sayfasından itibaren okuru kendine bağlamayı başarıyor. “Hayat hikayesi defalarca yazılmış Kafka hakkında bilinmedik ne olabilir” sorusu kafanızın bir kenarında okumaya başlıyorsunuz. Reiner Stach “Praglı Yahudi sigorta memuru ve yazar Dr. Franz Kafka’nın yaşamı 40 yıl 11 ay sürdü. Bunun 16 yıl 6,5 ayı okul ve üniversite eğitimini, 14 yıl 8,5 ayı ise meslek yaşamını kapsar. Franz Kafka 39 yaşındayken emekli oldu. Viyana yakınlarındaki bir sanatoryumda gırtlak vereminden öldü” diye anlatmaya başlıyor. 41 yıllık hayatının sadece 45 gününü ülkesi dışında, diğer Avrupa ülkelerinde geçirmiş Kafka. Sadece üç kez denizi görmüş. Bir dünya savaşının tanığı olmuş. Üç kez nişanlanmış, hiç evlenmemiş. Dört kadınla aşk ilişkisi yaşamış. Bir kadınla altı aya yakın bir zaman aynı evde yaşamış. Hiç çocuğu olmamış. 41 yaşında öldüğünde geriye 40 tane tamamlanmış düz yazı metni bırakmış. Ayrıca 3400 sayfa tutan günlükler ve edebi fragmanlar da Kafka’dan kalmış. Bunların arasında üç bitmemiş roman da varmış. 1500 civarında da mektup var terekesinde. Birçok defterini ölümünden önce yok ettiği biliniyor. Vasiyetinde de el yazmalarının yok edilmesini istediği biliniyor. Max Brod vasiyete uymamış ve bu el yazmalarının ulaşabildiklerinin hepsini yayınlatmış.
Reiner Stach, sanılanın aksine Kafka’nın “sosyal anlamda katılımcı” olduğunu belirtiyor. “Küçük ve neredeyse değişmeyen bir dost çevresi vardı” diyor. Yüzme, kürek, cimnastik yapmış. Bahçe işleriyle uğraşmış. Sağlığına çok önem vermiş. Vejeteryan. İyi bir eğitim aldığı, hukuk alanında doktora verdiği adının önündeki “Dr” takısından zaten anlaşılıyor. Sigortacılık mesleğini sevmese de başarılıymış. Emekliliğe hak kazanacak şekilde bölüm şefliği yardımcılığına dek yükseldiği bir iş yaşamı olmuş. Şirketini birçok önemli toplantıda temsil etmiş, sözcülüğünü yapmış. Kadınlarla ilişkileri hep sorunluysa da hayatında her zaman en az bir kadın olduğu biliniyor. Fahişelerle de cinsel ilişki kurduğunu saklamamış.
Yazma eylemini her zaman varoluşunun asıl eylemi olarak görmüş. Yazdıkça sakinleşmiş, mutlu olmuş. Eserlerini tekrar tekrar yazdığı, tek bir sayfa için on – yirmi sayfa yazıp yok ettiği de biliniyor. Yazdıklarını çok zor beğeniyor, ondan da daha zor yayınlatmaya değer buluyor. Bu aşırı titizliğine rağmen yaşarken yayınlattığı eserleri var. Sanılanın aksine yayın hayatı Prag’la sınırlı kalmamış, Almanya’nın en önemli yayıncıları ile çalışmış ve kitapları o yayınevlerinden çıkmış.
Reiner Stach, Kafka hakkında gereğinden çok kaynak olduğunu belirtiyor. İngilizcede küçük bir tarama yapsanız 130 bin kaynağa ulaşırsınız diyor ama bu kaynakların çoğunun “özgür spekülasyonlar ve zorunlu akademik çalışmalar” olduğunu da ekliyor. (Google taramasında bugün itibariyle 25 milyon 300 bin kaynağa ulaşıyorsunuz.) Kafka hakkında yapılan çalışmaların çoğunun birbirini tekrar ettiğini belirtiyor Stach. “Neredeyse her çalışmanın içinde yarım düzine klasik alıntı var, bunun dışında da durmadan birbirlerinden alıntı yapıyorlar. Kendi kendine yeten bir işletme gibi, bir çeşit kült, ya içine girilir ya da girilmez.”
İşin ilginci binlerce yayın yapılıp Kafka kültü oluşturulmuş olmasına rağmen bütüncül bir Kafka biyografisi yazılmamış olması. Tüm eserlerinin yayınlandığı Almanca’da bir tek tam Kafka biyografisi bile olmadığının altını çiziyor Reiner Stach. Dünyada ciddiye alınabilecek Kafka biyografisi sayısının da üçü dördü geçmediğini söylüyor.
“Bu gürültünün içindeki suskunluk neden kaynaklanıyor, bu çekingenlik nereden geliyor?” diye soruyor Stach. Yaygın kanının aksine malzeme eksikliği olmadığını belirtiyor ki ortaya çıkan eser de bunun somut kanıtı. Reiner Stach’ın Kafka’nın biyografisini yazmaya girişmesi ve S.Fischer Yayınevi’nin yaklaşık on yedi yıl süren ve halen devam ettiğini anladığımız bu girişimi koşulsuz desteklemesinde bu gerçeğin büyük payı var sanırım.
Kafka Karar Yılları ve Kavrama Yılları’nın Türkçe baskısının tanıtımı için Türkiye’ye gelen Reiner Stach, Çağlayan Çevik’e (Hürriyet Keyif, 19.05.2013) çalışma yöntemini anlatmış. Kafka’nın mektuplarını ve günlüklerini esas aldığını söyleyen Stach, Prag, Berlin, Viyana ve Münih’te ulaşabildiği bütün kaynakları taradığını belirtiyor. Bu taramaya Kafka’nın yaşadığı yıllarda Prag’da yayınlanan Almanca ve Çekçe tüm günlük gazeteler de dahil. Stach biyografi yazarının hayatını yazdığı kişiyle empati kurması gerektiğine inandığı için Kafka’nın yaşadığı dönemde Prag’ın nasıl bir yer olduğunu, insanların nasıl yaşadıklarından ne giydiklerine, hatta iklim koşullarına kadar her şeyi araştırdığını söylüyor. “Kafka ile yatıp Kafka ile kalkmış” on yedi yıl.
Reiner Stach, önsözde “montaj ve patchwork” yöntemini uygulayarak yazdığını söylüyor. “Elinizdeki Franz Kafka biyografisi boş taslakları renklendirmek istememekte; tüm ayrıntılar, doğrudan doğruya görülen olaylar delillendirildi; hiçbir şey uydurulmadı. Olaylar arasındaki ilintiler, büyük bir olasılıkla, buna rağmen yalnızca dolaylı biçimde neticelendirilen tarihlemeler, bazı olaylarda delillerle eşleştirildi. (...) Güvenilir olmayan kaynaklar mümkün olduğunca belirtildi” diyor.
İlk cilt Kafka Karar Yılları, Kafka’nın doğumundan, yani 1883’den değil de 1910’dan başlıyor. 1910’un başlangıç olarak alınmasının nedeni, günümüze ulaşan Kafka’nın günlüklerinin başlangıcının bu tarihi taşıması. Ayrıca bu zaman dilimi Kafka’nın en ayrıntılı belgelenmiş yaşam kesitiymiş. Stach 660 sayfada 1910’dan Birinci Dünya Savaşı’nın ilk aylarına kadar geçen zamanı kaleme almış. Yani beş yıl.
Kafka bu yıllarda hem birçok öyküyü bitirmiş ve geriye bıraktığı üç roman fragmanının ikisini kaleme almış yani en verimli dönemini geçirmiş hem de gelecek için tüm önemli kararları almış. Bu nedenle cildin adı Karar Yılları. Kafka en önemli mektuplaşmasını da bu dönemde gerçekleştiriyor. İki kez nişanlandığı Felice Bauer’le yaşadıkları bu mektuplar yardımıyla çok ayrıntılı bir biçimde anlatılıyor. Stach, Felice Bauer’in terekesini ABD’de keşfetmiş. Bu terekenin de önemli bilgiler sağladığı anlaşılıyor.
Beş yılı 660 sayfada anlattığına bakıp Reiner Stach’ın bulduğu gerekli gereksiz her bilgiyi kitaba yığdığını sanmayın. Reiner Stach, klasik ve akademik biyografilerde alıştığımızın tersine metni alıntılarla, kaynaklarla, dipnotlarla boğmuyor. Aksine çok fazla ayrıntıya giriyor gibi görünse de ana metinde olabildiğince az dipnot veriyor ve metnin kesintisiz akmasını sağlıyor. Bir roman gibi okunuyor Kafka Karar Yılları. Bir kere kendinizi kaptırdınız mı Sezer Duru’nun büyük emek ürünü çevirisinin de katkısıyla kitaba kapılıp gidiyorsunuz.   
06.06.2013

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?