Pazartesi, Temmuz 08, 2013

 

Buradayız



Buradayız (2013, Alef yay.) Kerem Eksen’in ilk romanı. Kerem Eksen edebiyat dünyasında tanıdık bir isim değil. 1976 doğumlu. Sosyoloji ve felsefe eğitimi almış. Tiyatro ile uğraşmış, çeviriler yapmış. Halen İTÜ’de felsefe dersleri veriyormuş. Bunlar kitabın ilk sayfasındaki kısacık biyografiden öğreniyoruz. Edebiyatla daha önce nasıl bir ilgisi vardı bilemiyoruz.
Buradayız “Mayısın sonlarına doğru bir akşamüstü roman yazmaya karar verdim” cümlesi ile başlıyor. Romanın anlatıcı kahramanı bir yayınevinde çalışıyor. Çağdaş Sanatla uğraşan arkadaşı Onur’la aynı evi paylaşıyorlar. Roman yazmaya karar vermiş ama ne yazacağına, nasıl yazacağına dair bir fikri yok. Daha önce bu tür bir denemesi olmadığını da anlattıklarından anlıyoruz. Bir yayınevinde çalışmasına rağmen kitap okumayı da pek sevmiyor. Roman yazmaya karar verdikten sonra nasıl bir roman yazması hakkında düşünmeye başlıyor. Kitapçıya gidip romanlar satın alıp fikir sahibi olmaya çalışıyor.
Nasıl bir roman yazmayacağına dair ise birçok fikri var. Kitabın arka kapağına da alıntılanan şu sözleri her şeyi anlatıyor; "Herhangi bir romanın konusu olabilecek o genç adamlardan biriydim ben de. Genç adam evinde oturur, genç adam hülyalara kapılır, genç adam sever, sevmez, sevmeyi bilmez, hayat ona yabancı gelir. Genç adam... Bıkıp usanmadan birbirinden sıkıcı sayfalarda dolaşır durur. O genç adamdan nefret ediyorum, dedim odamda oturmuş içimdeki kasveti dağıtmaya çalışırken, onun hayatını dolduran bütün o berbat ayrıntıların ne kadar sıkıcı olduğunu düşündüm. O ayrıntıların hiçbirinin romanımda yeri olmayacak, dedim, benim romanımda bütün olayların bir ağırlığı olacak."
Hayata, insanlara sürekli eleştiren gözlerle bakıyor, onlarda kusurlar buluyor. Hiçbir şeyi beğenmeyen ama kendisi de hiçbir şey yapamayan bir tip. Ev arkadaşı Onur’un çalışmalarını küçümsüyor. Onun Avrupa’da tanınmış olması, sergilere davet edilmesi önemli değil. Zaten bir takım ilişkilerle ya da sahtekarlıklarla Onur’un bu başarıya ulaştığına inanıyor. Aynı şekilde kendisinden oldukça entelektüel biri olduğu anlaşılan iş arkadaşı Yurdaer’i küçümsüyor. Onun da bir roman yazdığını, üstelik üçte ikisini tamamladığını öğrenince dehşete düşüyor. Boş laflarla Yurdaer’i romanının kötü olduğuna ikna edip, metni yok etmesini sağlıyor. Ama kendisi daha bir romana başlamak için gerekli olduğuna inandığı defteri satın almayı bile başaramamış.
Emekli olup Avşa Adası’na yerleşmiş babası da bir başka utanç kaynağı onun için. Babasının adanın yerel gazetesinde yazdığı köşe yazılarını, belediye meclisi üyeliğini ve özellikle bir düşmandan kurtuluş günü olmamasına rağmen Avşa’ya bir kurtuluş anıtı yaptırma çabasını ve bunu hayata geçirmesini de küçümsüyor.
Hiç kimseyi hiç bir şeyi beğenmeme ruh hali gönül ilişkilerine de yansıyor. Ablası Bahar’la adaş olduğu için “Uzun Bahar” diye adlandırdığı genç kadınla ilişkisi de böyle gelişiyor. Uzun Bahar’ı, sevgilisini, ilişkilerini küçümsüyor, beğenmiyor. Ama sevgilisi askere gidince roman yazıyorum diye Uzun Bahar’la ilişki kurunca, onun tipindeki kadınları beğendiğine kendini inandırıveriyor.
Hayat hakkında bir deneyimi, kültürel bir alt yapısı, insanlarla sağlıklı bir ilişkisi olmadığı için roman yazması da mümkün değil, insanları anlaması da... Kerem Eksen Buradayız’da romanın anlatıcısını bir anti kahraman olarak var edip “hayatını dolduran bütün o berbat ayrıntıların” da bir roman malzemesi olabileceğini kanıtlıyor. İronik, akıcı bir anlatımı var Kerem Eksen’in. Kahramanı Camus’ün Yabancı’sını çağrıştırsa da konuyu işleyişi, ironi ve kara mizahı Thomas Bernhard’ı çağrıştırıyor. Kendine has anlatımı olan yeni bir romancı Kerem Eksen. Umarım Buradayız’la kalmaz, yazmaya devam eder. 
04.07.2013 

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?