Çarşamba, Temmuz 10, 2013

 

Sait Faik Müzesi



Öykünün büyük ustası Sait Faik Burgazada’nın simgesidir. Adaya ayak bastığınızda heykeli sizi karşılar. Evi de birkaç adım ileridedir. Burgazada Çayır Sokak 15 numaradaki ev 1938’de satın alınmış. Önceleri yazlık olarak kullanılan ev 1945’den itibaren Sait Faik’in zamanının çoğunu geçirdiği mekânı olmuş. 11 Mayıs 1954’de vefatına kadar bu evde annesiyle birlikte yaşamış.
Annesinin isteği ile 1959’da ev müzeye dönüştürülmüş. 1964’de de Sait Faik’in tek varisi Darrüşafaka Cemiyeti’nin yönetimine geçmiş. Sait Faik Müzesi’nin  ülkemizin en çok bilinen ve ziyaret edilen yazar müze evlerinden biri olduğu söyleniyor.
Müzeyi ilk kez lise yıllarımızda edebiyat öğretmenimizin öncülüğünde ziyaret ettiğimizi hatırlıyorum. 70’li yılların sonu. Harap, eski, biraz da terk edilmiş bir havası vardı. Belleğimde müzenin bekçisi olduğunu anladığımız ailenin üyelerinin garipseyen bakışları kalmıştı. Nereden geldi bunlar, diyen bakışlar... O bakışlar öyle içime işlemiş ki ilerleyen yıllarda ödül törenleri ya da anma etkinlikleri vesilesi ile çeşitli nedenlerle Burgazada’ya gittiysem de bahçe kapısından giremedim. Sait Faik’in müzesine değil bekçinin evine girip onları rahatsız edecekmişim duygusu ağır bastı.
Sait Faik Hikâye Armağanı ödül töreninde Darrüşafaka Cemiyeti’nin Yönetim Kurulu Başkanı Talha Çamaş üç yıldır süren restorasyon çalışmalarının bittiğini, 11 Mayıs’ta müzenin yeniden kapılarını açacağını müjdeleyince meraklanmış, basında açılış töreninden fotoğraflar gördüğümde de ilk fırsatta Sait Faik Müzesi’ni ziyaret etmeye karar vermiştim.
Burgazada’ya yolumuzu “Sait Faik Müzesi” için düşürdük. Müzenin sokağına girip beyaz boyası ile ışıldayan binayı gördüğümde eski halinin imgesi siliniverdi. Heyecanlandım.
Bahçenin girişinde bizi Sait Faik heykeli karşılıyor. Heykeli selamlayıp kapıdan giriyoruz. Giriş ücretsiz. Görevli bizi buyur edip gözden kayboluyor. Sait Faik’le, eviyle başbaşa kalıyoruz. Eşyası, mobilyası, fotoğrafları, mektupları, el yazmalarını tamamlayan panolar bizi sadece yazarın dünyasına sokmakla kalmıyor, yaşam öyküsünü de anlatıyor.
Sait Faik’in kitaplarının editörü Sevengül Sönmez müzenin küratörlüğünü yapmış. Tetrazon Yapı da sergi tasarımını yapıp uygulamış. İyi iş çıkartmışlar. Sait Faik’e yaraşan, örnek bir müze olmuş. Sergiyi kitaplık, okuma odası ve çocuklar için etkinlik odası ile desteklemişler.
Müzeyi öğleye doğru ziyaret ettik, o sırada biri çocuk toplam yedi kişiydik. Yılda kaç kişi ziyaret eder merak ediyorum. Medyada yazılan yazıların da özendirmesi ile ilk zamanlar ziyaretçi sayısı normalin üstünde olacaktır. Ama zamanla ilgimizin dışına çıkacak müze. İkinci, üçüncü kez gelebilmemiz için yeni vesileler gerek. Adalara daha çok yaz aylarında gelindiği dikkate alınarak arka bahçede etkinlikler yapılabilir. Sait Faik hakkında söyleşiler, film gösterileri, eserlerinden yapılmış uyarlamalar sahnelenebilir. Edebi toplantılar, çalıştaylar, küçük sergiler düzenlenebilir. Müzeler de, adlarına müze açılmış kişiler de böyle yaşıyor.
Darısı, Heybeliada’nın büyük yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın başına. Hüseyin Rahmi’nin 2000 yılında restore edilen Heybeliada’daki müze-evi unutulmaya terk edilmiş. Adalar kaymakamı, belediye başkanı duyar umarım. Müze ilgi bekliyor, ziyaretçi bekliyor. Sait Faik Müzesi örnek olmalı.   
10.07.2013 

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?