Pazartesi, Eylül 16, 2013

 

Pislik



David Vann’ın “Pislik”i (Ağustos 2013, çev. Esra Birkan, Can yay.) şiddet ve sevgisizlikle dolu bir ailenin yaşadıklarını ve ailenin genç üyesi 22 yaşındaki Galen’in bu insanın dengesini bozabilecek huzursuz ortamda kendi hayatını kurma çabalarını anlatan bir roman gibi başlıyor ama ilerleyen sayfalarda sert bir şiddet öyküsüne evriliyor.
Galen ve annesi Kaliforniya’da ceviz ağaçları ile dolu geniş bir bahçe içindeki müstakil bir evde yaşıyorlar. Bunamanın ilk evrelerinde olan anneannenin bankadaki hesabından evin ve bahçenin bakımı için gelen paralarla yaşıyorlar. Galen’in teyzesi Helen ve 17 yaşındaki kuzeni Jennifer da aynı maddi koşullardalar ve maddi açıdan Galen’in annesine bağlılar.
Bu uyumsuz ama zorunlu birliktelikten herkes kurtulmak istiyor. Helen ve Jennifer, anneannenin bankadaki hesabından kendi hakları olduğunu düşündükleri yüklüce bir miktarı alıp Galen’in annesinin baskılarından kurtulmak niyetindeler. Galen de üniversiteye gitmek için gerekli parayı alıp evden ayrılmak, normal bir hayat kurmak istiyor. Anne açısından bakarsak paranın kontrolü kendisinden olmasa herkes onu terk edecek ve aile dağılacak. Anne sürekli diğerlerinin taleplerini karşılamak için gerekli paranın olmadığını, eldekiyle yetinmek gerektiğini, anneanne ölünce mirasın paylaşılacağını ama bankada çok az para olduğunu söylüyor. Para paylaşımı üzerinden geliştirilen bu tartışma aslında tüm ailenin birbirine düşmanlık duyduğunu gösteriyor. İpler Galen’in annesinin elindeymiş gibi görünse de herkes sürekli çatışma halinde. Tüm aile fertleri birbirlerine çok kötü davranıyor, bol bol sözel, zaman zaman bedensel şiddet uyguluyorlar.
Her şey anneanneyi de alıp piknik yapmak için dağ başındaki kır evine gittiklerinde değişecektir. Anneanneyi ikna edip 200 bin dolarlık çeki kapan Helen kızını da alıp kavga dövüşle de olsa bu zoraki aile yapısından ayrılıyor. Galen ile Jennifer’in sevişmeleri ve Galen’in annesinin buna şahit olması ise anne oğulun aralarının tamir edilemez bir biçimde ve son derece ağır sonuçlara ulaşacak şekilde bozulmasına neden oluyor.
“Pislik”in ana kahramanı Galen. Galen’in psikolojik durumu sağlıklı değil ve annesiyle yaşadığı sorunlu ilişki, babasızlık gibi nedenlerle bu ruh hali iyice kötüleşmiş. Ruhsal sorunlarını “New Age” denen yaşam felsefesine uygun olarak yaşayarak aşmaya çalışıyor. Hesse, Halil Cibran, Richard Bach, Carlos Castenada okuyor. New Age müzikleri dinliyor ve yaşadıklarını daha çok Hint Felsefesinden verilerle açıklamaya, yaşam yolunu çizmeye çalışıyor. Reenkarnasyonla yeniden doğduğuna inanıyor. New Age teknikleri ile suyun üzerinde ya da kor ateşlerde yürümeye çalışıyor. Hava kadar ağırlıksız olup doğayla bütünleşmeye çalışıyor. Tüm yapıp ettiklerinin birer meditasyon nedeni olduğuna kendini inandırıyor.   
Annesi Galen’e kuzeni ile sevişerek suç işlediğini söylüyor. Ensest bir ilişki olmasının yanında Jennifer henüz 17 yaşında olduğundan Galen reşit olmayan biri ile ilişkiye girdiği için de suç. Annesi hapse attırmakla tehdit edince Galen ömür boyu hapis cezası alıp hapishanede yapayalnız kalacağı ve yok olacağı düşüncesi ile tamamen dengesini kaybediyor. Bundan sonrası tam bir dehşet öyküsü.   
David Vann iyi bir anlatıcı. Kendisine ün ve çok satış getiren, Türkçe’de de okuduğumuz ilk iki kitabı “Bir İntihar Efsanesi” ve “Caribou Adası”nda da aile içindeki ilişkileri konu edinmişti. “Pislik”de de bir aileden yola çıksa da değişik bir yapı içinde çok sert bir dehşet öyküsü anlatmış. 
12.09.2013

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?