Çarşamba, Eylül 04, 2013

 

Sorun sadece bir kitapçı değil



Robinson Crusoe 389’un okurlarına önerdiği “önce öde sonra al” RobKart duyurusu 19 yıldır Beyoğlu’nda onurlu bir şekilde varolmuş bir kitabevinin gizli bir haykırışı gibiydi. Bu haykırış sosyal medyada hızla karşılığını buldu. Sosyal medyadaki heyecan gazetelere yansıdı. Okurlar belki de ilk kez bir kitapçının kapanmasını önlemek için harekete geçtiler. Yekta Kopan, Doğan Hızlan gibi kitapsever yazarlar “RobKart’ımızı aldık” diyerek desteklerini yazıda bırakmayıp maddi hale de getirdiler. Ahmet Ümit, Buket Uzuner, Emrah Serbes, Nazlı Eray gibi yazarlar Robinson’a destek için imza günlerine katıldılar. Orhan Pamuk RobKart’ın ilanında yer aldı. Bu tablo Gezi Parkı Ruhu’nun hayatın her alanında nasıl değişimler yarattığının somut bir örneğiydi.   
Robinson Crusoe 389’un kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalması son on yılda Beyoğlu’nda yaşanan değişimi bir kez daha anımsamamıza sebep oldu.  Literatür, İstiklal, İstavrit, Sabah, AFM, Simurg, Pentimento, Komikçi Dükkanı, Dünya Aktüel, ABC, Metro, Metropol, Can, Sel, Medya,Virjin... son on yılda Beyoğlu’nda kapanan kitapçılardan aklımıza gelenler.
Robinson konuşulurken Pandora, Ana, Bengi ve bir kelepir kitabevinin yer aldığı blokun satıldığı ve otel olacağı haberini veriyordu Radikal (24.08.13). Birkaç gün sonra Bianet’de (29.08.13) “Galata'daki 93 yıllık kitapçı Librairie de Péra kirasını ödeyemeyeceği için kapanıyor” haberini okuduk. Yazıyı yazarken de ArkeoPera’nın kapanacağı, kitabevinin bulunduğu binanın otel olacağı haberi geldi.   
Sorun sadece bir kitapçı değil. Robinson’un yöneticileri de röportajlarda bu duruma dikkati çektiler. Taksim Yayalaştırma Projesi inşaatı ile Beyoğlu gelinemez bir hale getirilirken son darbe vuruluyordu. Gezi Parkı Direnişi olmasaydı ve Topçu Kışlası AVM olarak yapılabilseydi Beyoğlu’nun değişimi tamamlanmış olacaktı.
Korkarım, Topçu Kışlası bir şekilde yapılacaktır. Gezi Parkı’nın tam çarprazında Başbakan Erdoğan’ın hayal ettiği gibi bir inşaat sessizce yükselmesine rağmen... Eski Şan Tiyatrosu'nun da içinde bulunduğu Surp Agop Hastanesi Vakfı'nın arazisinde Şan City adı ile 250 odalı otel, 90 dükkanlı AVM ve 10 salonlu kongre merkezinden oluşacak inşaat sürüyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar “Rant olmazsa ülke kalkınmaz” demiş (Habertürk, 02.09.13). Beyoğlu rant için dönüştürülüyor. Son on yılda binalar hızla satın alınırken kültür ve sanat sistemli olarak Beyoğlu’ndan kovuldu. Sadece kitapçılar değil, sinemalar, tiyatro ve sergi salonları da kapandı. Gezi Parkı Direnişçileri’ne saldıran eli sopalılar geçen yıl Tophane’deki sanat galerilerine saldırıyordu. Eli sopalılar başarılı oldu, birçok sanat galerisi kapandı.
Cihangir’deki merdiveni önce griye sonra tekrar gökkuşağı renklerine boyatınca “engelleyen değil kolaylaştıran rol üstlenmesi” ile Doğan Hızlan’ın, Cüneyt Özdemir’in takdirini kazanan Beyoğlu Belediye Başkanı Misbah Demircan’ın kapanan kitapevleri ile ilgili tek sözünün olmaması, sokaklara masa konmasını yasaklamaktan Gezi Parkı Direnişi’ne dek birçok olayda “kolaylaştıran rol” üstlenmemesi de bu “rant”la ilgili. Misbah Demircan’ın web sitesinde şöyle yazıyor; “'Tarlabaşı Yenileniyor projesini başlattı. Şişhane, Asmalı Mescit, Galata, Talimhane gibi bölgelerde gösterdiği gayret karşılığını buldu ve 7 yıllık dönemde yaklaşık 4 bin bina yenilendi, restore edildi ve bir zamanlar terk edilmiş olan bu bölgeler yeniden cazibe merkezi haline geldi.” Cazibe’nin Türkçesi “rant”dır. 
04.09.2013

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?