Salı, Aralık 03, 2013

 

Otisabi - İnleyen Nağmeler



Otisabi, çizer Yılmaz Aslantürk’ün çizgi kahramanı. 90’lı yıllardan, Pişmiş Kelle dergisinden beri maceralarını merakla izlediğimiz kült bir kahraman. Otisabi’nin maceraları Uykusuz dergisinde sürüyor. Aynı zamanda da albümler halinde yayımlanıyor. Otisabi albümlerinin altıncısı “İnleyen Nağmeler” (2013, Mürekkep yay.) adını taşıyor. Otisabi bu yıl içinde 13 dakikalık bölümlerden oluşan 13 bölümlük bir televizyon dizisi de oldu. Çizgi roman uyarlamaları genellikle başarısız olur. Bu dizide Otisabi’nin ruhunu ve simasını ekrana başarı ile yansıtan iyi bir iş çıkartıldığını belirtmeliyim.
Otisabi, bir ajansta grafikerlik yapan, Beyoğlu’na yakın bir mahallede yalnız yaşayan bir genç adam. Üzerinden hiç çıkartmadığı gri pardösüsü, uzun favorileri ve eski model Jaguar arabası ile kendine has bir kahraman.
Felsefesi "İlişkiyi oluruna bırakırım, olmazsa bırakırım.” Günlerini kadınlarla yeni ilişkiler kurmak ve eski ilişkilerinden kaçmakla geçiriyor. Sürekli gittiği barda tanıştığı kadınlarla kısa sürede tanışıp sonu sevişmeye varan bir ya da iki gecelik ilişkiler kuruyor ve ilk fırsatta ayrıldıktan sonra da yeni bir kadının peşine düşüyor.   
Erkekler açısından bakıldığında özenilecek bir hayatı var. Kadınlar açısından ise kuşkusuz tam bir kötü örnek. Uzak durulması gereken biri.
Otisabi “Kadınları kadınlardan daha iyi tanıyan bir çizgi kahraman” olarak tanınsa da aslında sürekli başarı sağlayamıyor. Reddedildiği, terk edildiği, dersinin verildiği bir çok öyküsü de var. Ne kadar reddedilse de o her yeni macerada kadınların peşinden koşmayı sürdürüyor.
Otisabi tek bir dergi sayfasında 25-30 kareden oluşan, her birinde tam bir öykü anlatan çoğundan bir romanlık malzeme çıkabilecek maceralardan oluşuyor. Ev sahibi Nejat Amca ve kapı komşusu Kaan diğer sürekli kahramanlar. Kadınlar ise “format”a uygun olarak sürekli değişiyor. Ama temel ortak özellikleri de var. Hepsi genç, güzel ve bekarlar. Tüm öyküler tanışma faslı ile başlıyor. Otis abi biraz uğraşıp dil döktükten sonra genç kadını ikna ediyor ve birlikte eve gidiyorlar. Sonrasında iki olasılık var ya şevişiyorlar ya da Otisabi tam başarıya ulaşıp kadını yatağa atacakken beklenmedik bir şey oluyor. Üstelik Otisabi’nin kırmızı çizgileri de var; “evli kadınla olmuyor, paralı seks yapmıyor, korunmasız seks yapmıyor” diyor yaratıcısı Yılmaz Aslantürk. Bir ilişki sonucunda evlenmek de en korktuğu şey, hayatının kadınına rastlamış bile olsa evlenmeye yönelik gelişmeler hissettiği anda birlikte kolduğu kadını terk ediyor. En ilginci de tüm maceralar yatakta son bulsa da aslında öyküler erotik değil. Cinselliğe değil kadın erkek ilişkilerine odaklanıyor. 
Otisabi de her durumdan kendince bir ders çıkartmasını, okuruna ders vermesini biliyor. Sondan bir önceki kare her zaman bu hayat derslerine ayrılıyor. Bu genel yapı içinde her defasında farklı ve merakla okunacak öyküler anlatmak gerçekten büyük başarı. Bunu da öykünün diğer unsurları oluşturuyor. Günlük hayatta yaşanan değişimler, örneğin cep telefonu ya da twitter, büyük şehrin sıkıntıları (kira sorunundan, trafik yoğunluğuna, her gün kilometrelerce yol kat etmek zorunluluğuna), aile içi ilişkiler, komşularla yaşananlar, geçim sıkıntıları, işsizlik, pahalılık, gaspçılar, kapkaççılar, bodyguardlar... aklınıza gelen gelmeyen ama hepimizin yaşadığı şeyler var ana öykünün arka planında.
Otisabi belki de en sevimli anti kahramanlardan. Ona ne kadar kızsanız da gülümseyerek okuyorsunuz maceralarını.     
28.11.2013

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?