Perşembe, Mart 13, 2014

 

Çok yaşa büyük usta!



Önce Sözcükler Dergisi’nin “100. doğum yılında Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday Özel Sayısı” yayımlandı. Geçen Cuma da Radikal Kitap “Garipçiler 100 Yaşında” kapağı ile çıktı. İkisinin de kapağında aynı fotoğraf var. Garip’in üç şairi yan yana oturup gülümseyerek poz vermişler. Fotoğraftaki dördüncü kişi arkadaşları Şinasi. Çok bilinen, unutulmaz fotoğraflardan.
Orhan Veli 13 Nisan 1914, Oktay Rifat 10 Haziran 1914, Melih Cevdet 13 Mart 1915 doğumlu. Üç arkadaş şiire Ankara Gazi Lisesi’nde okurken başlamışlar. Okulun “Sesimiz” adlı dergisinde şiirleri birlikte çıkmış. Melih Cevdet’in dergilerdeki ilk şiiri 21 yaşındayken 1936’da Varlık’da yayımlanmış; “Ukde”. 1938’de yine Varlık’ta Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet imzalı “Ağaç” yayımlanıyor. Yeni, değişik bir şiir. Üç arkadaşın “özgür koşuk”la yazdıkları şiirlerinden oluşan kitapları “Garip” 1941’de yayımlanıyor. Önsözde şiirin “insanın beş duyusuna değil, kafasına hitap eden bir sanat” olduğu söyleniyor. Şairanelik reddediliyor. Geleneksel şiir anlayışına, ölçüye, uyağa karşı çıkılıyor.
Orhan Veli 1950’de genç yaşta ölmeseydi Garip Şiiri devam ederdi diye düşünen çoktur. Ama henüz Orhan Veli yaşarken Melih Cevdet farklı sulara doğru akıtmış şiirini. 1946’da yayımlanan ikinci kitabı “Rahatı Kaçan Ağaç”ta Garip anlayışındaki şiirlerin yanında sesi, uyumu, uyağı önemseyen şiirleri de var. Melih Cevdet, geleneksel şiir anlayışına tamamen sırt çevirmediği gibi tüm olanaklarından da yararlanıyor. Garip’le getirdikleri yenilikleri geleneksel şiirle karıp kendi şiirini kurmaya başlıyor. 1940’ların toplumcu yönelimlerine de uzak durmamış.
Garip Şiiri’nin büyük ve çarpıcı etkisi ile yetinmemiş, şiirde her zaman yeniyi, farklıyı aramış bir şair Melih Cevdet. 1962’de yayımladığı “Kolları Bağlı Odysseus”la okurunu bir daha şaşırtmış. Mitolojiden kaynaklanan, ilk okunduğunda kendini ele vermeyen, çağrışıma açık şiirler bunlar. Sonraki şiirlerinde mitoloji hep olacak ama ona felsefi bakışı da ekleyecek. Hümanizmi... Dünya şiirindeki yenilikleri izleyip şiirine katkılar sağlayacak. Yaşamın anlamını, insanın varlığını sorgulayacak. Troya’dan Gılgamış’a uzanacak. Tam mitolojiye fazla kapıldı diye düşünülürken “Karacaoğlan’ın Bir Şiiri Üzerine Çeşitlemeler” ile gelecek. Yıl 1984, 70 yaşına basmak üzere.
Şiir belli yaşlarda yazılır diyenleri haksız çıkaracak şekilde 80 yaşında, 1994’de yayımladığı “Yağmur Altında”ki şiirleri “bilge bir lirizm” diye nitelenecek. Gerçekten de “bir yapı ve ses ustası”.
Melih Cevdet, Çağdaş Türk Şiiri’nin büyük ustalarından. Böylesine büyük bir şiir ister istemez diğer emekleri, eserleri gölgeliyor. Melih Cevdet’in 7 romanı, 10 oyunu yayımlanmış. İyi bir romancı, oyun yazarı. Söz ustası denecek kadar büyük bir denemeci. Türkçeye büyük katkıları var. Önerdiği sözcükleri kullanıyoruz.
Başta Cumhuriyet olmak üzere gazetelerde onlarca yıl köşe yazarlığı yaparken birbirinden güzel denemeler yazmış. 17 deneme, bir günlük ve bir gezi kitabı yayımlanmış. Gazetelerde, dergilerde kalmış denemeleri de Sevengül Sönmez’in emeği ile Everest Yayınları’nda kitaplaşmaya devam ediyor.
Melih Cevdet’in çevirmenliği ise en çok göz ardı edilen özellliği. 1943’den itibaren Moliere’den Turgenyev’e onlarca önemli klasiği Türkçeye kazandırmış.
Melih Cevdet Anday 87 yıllık yaşamı boyunca hiç durmaksızın eserler vermiş.
Yarın 99. yaşını kutlayacağız!
Çok yaşa büyük usta!    
12.03.2014

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?