Çarşamba, Mart 19, 2014

 

Göl Yazıevi



Tarihi milattan önce altıncı yüz yıla uzanan bir köy. Eski adı "Apollonia ad Rhyndacum" olan Gölyazı Bursa’ya 40 kilometre uzaklıkta, Nilüfer ilçesine bağlı. Yüzyıllarca Türklerle Rumların birlikte yaşadıktan sonra 1924’deki mübadele ile Selanik göçmenlerinin köyü haline gelmiş.
Gölyazı adına uygun olarak bir gölün kenarında kurulmuş. Ulubat (Apolyont) gölü köye hayat veriyor. 156 kilometre kare büyüklüğünde, en derin yeri on metreyi geçmeyen bir göl. Sazan ve turna balıkları avlanıyor.
Küçük bir yarım ada ve bir köprü ile kıyıya bağlı olan bir ada üzerinde kurulu olan Gölyazı bir kuş cenneti olarak koruma altındaki kuşları, 700 yıllık anıt ağaç "Ağlayan Çınar"ı, kadın balıkçıları ve günbatımı ile çok bilinen, turistik olarak ilgi çeken bir yer.
Gölyazı’nın tamamı sit alanı olarak ilan edilmiş. Güzel bir köy. Eski Rum evlerine sık sık rastlanıyor.
Gölyazı’ya bir hafta sonu doğanın tadını çıkartmak, göl kenarındaki kır kahvelerinde gözleme ile kahvaltı yapmak, sazan ve turna balıklarının tadına bakmak için gidilebilir. Bizim gidiş amacımız “Göl Yazıevi”ni ve “Gölyazı Kültürevi”ni ziyaret etmekti.
“Göl Yazıevi” iki katlı küçük bir köy evi. Nilüfer Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey’in çanası ile bu ev iki yazarın kalıp, çalışmalarını sürdüreceği biçimde restore edilip düzenlemiş. 1 Mart’ta bir törenle açılan “Göl Yazıevi”nin ilk konukları çocuk kitapları Türkçede de yayımlanmış ünlü İsveçli yazar Asa Lind ve çevirmen Ali Arda’ydı. Lind ve Arda “Göl Yazıevi”nde iki hafta kalmışlar. Açılış töreninde Gölyazı Köyü’ndeki iki haftalık konukluğundan söz eden Lind köy halkının kendisini nasıl dostça karşılayıp hemen benimsediğini anlatmış.
Yazar evleri Dünya’da çok yaygın bir uygulama. Birçok ülkede yazar ve çevirmenleri konuk edip, çalışmalarını kolaylaştıran, destek olan yazar evleri var. Bizde ise bu tür yazar evi girişimleri ne yazık ki bir türlü kalıcı hale gelemedi. Yapılan çeşitli teşebbüsler hep başarısızlıkla sonuçlandı. Çünkü yazar evi süreklilik gerektiren bir etkinlik. Hem maddi açıdan desteklenmesi gerekiyor hem de sürekli gündemde olup yazarlar ve çevirmenlerin ilgisini çekip kullanılması. 
Yabancı yazarların kalması isteniyorsa da uluslararası alanda yazarlar ve çevirmenlerce bilinmesi gerek. Projeyi yürüten Nilüfer Belediyesi kütüphaneleri yöneticisi Zeynep Terzioğlu “Göl Yazıevi”nin de dünya yazar evleri zincirine dahil olması için gerekli girişimleri yaptıklarını anlatıyor. “Göl Yazıevi”nde kalacak yazar ve çevirmenleri belirlemek için bir yönetmelik taslağı hazırlanmış. O yönetmelik uyarınca kurulacak bir kurul Türkiye’den ve Dünya’dan gelecek başvuruları değerlendirecekmiş. Yerel seçimler sonrası çalışmalar hızlanacak.
Yazar ve çevirmenleri konuk etmek ilk hedefse onları yöre halkı ile buluşturmak da ikinci hedef. “Göl Yazıevi”nin hemen yanında “Gölyazı Kültürevi” yer alıyor. Nilüfer Belediyesi, metruk haldeki Aziz Pantelemion Kilisesi’ni restore etmiş. İnanç turizmi açısından da işlevi olabilecek güzellikte bir yapı ortaya çıkmış. Anadolu Rum Ortodoks kiliselerinin önemli ve özgün örneklerinden olduğu belirtilen kilise şu anda her türlü kültürel etkinliğe uygun bir salon haline gelmiş. “Göl Yazıevi”nde konuk olacak yazar ve çevirmenler, konuklukları süresince ürettikleri eserlerini başta köy halkı olmak üzere Bursalılarla “Gölyazı Kültürevi”nde paylaşacaklar.
“Göl Yazıevi”nin yeni konuğu Alberto Manguel olacak. Manguel, Tanpınar’ın Beş Şehir’inin günümüzdeki bir benzerini yazıyor. Bursa ile ilgili bölümü de “Göl Yazıevi”nde kaleme alacak.
19.03.2014

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?