Pazartesi, Nisan 14, 2014

 

Orhan Veli’yi göreceksin “Sakın Şaşırma”

“Orhan, genellikle güzel giyinirdi. Zarif bir adamdı. Hep ondan beklenmeyen şeyler yapardı, insanı şaşırtmayı çok severdi” diye anlatmış yakın arkadaşı Erol Güney.
Orhan Veli kısacık yaşamına onca eseri, çeviriyi sığdırması ile, yaşam biçimini değiştirecek nitelikteki kararlarıyla, yapıp ettikleriyle hep şaşırtır.
“Şaşırtmak” Orhan Veli’nin şiirinin de temel özelliğidir. Garip Şiiri adından başlayarak hem okuru hem de şiir dünyasını şaşırtır.
Haluk Oral’ın “Sakın Şaşırma” sergi katalogundaki “Orhan Veli” başlıklı yazısından aktarıyorum. Melih Cevdet askerdeyken bir şiirini okuduktan sonra şiiri edebiyatı sevmeyen komutanı “Bu ne okuduğunuz?” diye sorar. Melih Cevdet, “Şiir” dedim, diye anlatır. “Nasıl olur?” dedi.  Gene açıklama yapmak zorunluluğu doğmuştu.. “Biz komutanım, üç arkadaş, şiirden vezini attık, kafiyeyi attık, teşbihi, istiareyi attık...” Sözümü sürdürmeme gerek kalmadı, komutanımız sevinç içinde idi: “Anladım,” dedi, “siz böyle böyle şiiri ortadan kaldıracaksınız.”
Lise yıllarında üç arkadaş birlikte yola çıktıklarında Türk şiirini böylesine derinden sarsacaklarının farkında mıydılar? Gençliğin deli kanlı ateşi ile böyle arzuları olmuş olabilir ama sonuçta vardıkları yerin bu kadar şaşırtıcı olacağını tahmin ettiklerini sanmıyorum. Ama şiir tarihimize baktığımızda şiirin böyle bir noktaya varabileceğinin işaretlerini görebiliyoruz.
Çağdaş Türk Şiiri’ni düzenden, vezinden, kafiyeden kurtaran en önemli adımı Nâzım Hikmet atıyor. Nâzım Hikmet’in izinden giden “40 Kuşağı Şairleri” de heceye aruza karşıydı ve “özgür koşuk”la yazarlardı. Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rifat Baudelaire, Rimbaud ve Verlaine’i iyi biliyor, Fransızca aslılarından okuyorlardı. Dünya’da nasıl bir şiir geliştiğinden de haberdardılar. Düzenden, vezinden, kafiyeden vazgeçiliyordu.
Ben Garip Şiiri’nin bu biçimsel yeniliklerin ötesinde çok daha önemli bir iş başardığını düşünüyorum. Sıradan insanın gündelik hayatını, acılarını, neşesini kendi ağzından, samimiyetle anlattılar. Garip Şiiri’nin seksen yıla varan bir süredir hâlâ çok okunup çok sevilmesi başarılı ve kalıcı olunduğunu da gösteriyor. Nâzım Hikmet “Orhan Veli, klasiklerimizden olacaktır zamanla” dememiş boşuna.        
Yapı Kredi Yayınları Orhan Veli’nin 100. yaşı için “Sakın Şaşırma” adıyla Orhan Veli çalışmaları ile tanıdığımız Haluk Oral ve Şeref Özsoy’un danışmanlıklarıyla, Sadık Karamustafa’nın tasarımı, Murat Yalçın’ın editörlüğünde güzel bir sergi hazırlamış. Bildiğimizi, kanıksadığımızı sandığımız Orhan Veli’yi eşsiz fotoğraflar, nadir mektuplar ve el yazmaları ile tekrar ve bütünlüklü olarak iyi bir sunumla tanıma şansı yaratmış.
Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rifat’ın şiirlerinden oluşan “Garip” kitabı 1941’de Orhan Veli imzası ile çıkmış. 1946’daki 2. baskıda ise sadece Orhan Veli’nin şiirleri yer almış. Genç yaşta ölümü ile de “Garip” denince akla Orhan Veli gelir olmuş. Melih Cevdet ve Oktay Rifat biraz geride kalmış.
Melih Cevdet “Fotoğraf” şiirinde “Dört kişi parkta çektirmişiz, / Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi...” der. Bu dört kişiden üçü Melih Cevdet, Orhan Veli ve Oktay Rifat “Garip Şiiri”nin kurucuları, Çağdaş Türk Şiiri’nin büyük ustaları. 19 - 27 Nisan’da gerçekleştirilecek İzmir Kitap Fuarı’nda “Garip Şairleri 100 Yaşında” sloganıyla bir dizi etkinlik ve sergilerle anılacaklar. Oktay Rifat 10 Haziran 1914, Melih Cevdet 13 Mart 1915 doğumlu. Oktay Rifat’ın yayıncısı Yapı Kredi, Melih Cevdet’in de Everest. Bu büyük ustaları da 100. yaşlarında şanlarına uygun şekilde anıp bizi şaşırtacaklar mı merak ediyorum.  
09.04.2014      


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?