Salı, Eylül 08, 2015

 

Eve Yüzerken



Güney Fransa’da, Nice yakınlarında bir villa. Kiralık villada iki İngiliz aile birlikte tatillerini geçiriyor. Tanınmış şair Joe Jacops, savaş muhabiri karısı Isabel, 14 yaşındaki kızları Nina, aile dostları Mitchell ve karısı Laura.
Bir gün villanın bir göleti andıran havuzunda yüzüstü yatan çıplak bir kadın beliriyor. Bu upuzun kızıl saçlı, yeşil tırnaklı, beyaz tenli, incecik vücutlu koca göğüslü çıplak kadın Kitty Finch’dir. Kitty bir botanist olduğunu söylese de çiçeklerle olduğu kadar şiirle de yakından ilgili. Bu villaya gelmesi bir tesadüf mü yoksa bilinçli bir tercih mi bilinmez ama en sevdiği şair Joe Jacops.
Kitty, villanın onlardan sonraki kiracısı olduğunu, yanlışlıkla bir hafta önce geldiğini söyleyince Isabel de ona evin arka bölümündeki konuk odasında kalmasını teklif ediyor.
Deborah Levy’nin “Eve Yüzerken”i (Haziran 2015, çev. Elvan Kıvılcım, Everest yay.) 1994 yazında geçiyor. Daha önce romanlardan ve filmlerden aşina olduğumuz bir konuyu anlatıyor. O nedenle de eleştirmenlere Claude Chabrol ya da François Ozon filmlerini anımsatmış. Ben de ilk sayfaları okurken François Ozon’un Charlotte Rampling’in de rol aldığı unutulmaz filmi “Havuz”u anımsadım. Onda da davetsiz bir misafir vardı ve bu misafiri havuzda arzu nesnesi olarak izliyorduk. Ama herhalde hepsinin ilham kaynağı büyük usta Çehov’dur.  
Joe şair, Isabel savaş muhabiri, aile dostları Mitchell ve Laura’nın egzotik antikalar sattıkları bir mağazaları var. Ergenlik çağındaki Nina ve çevrede yaşayanlar, çalışanlar onlara eklenince bu ilişkilerden zaten birçok sorun ve öykü çıkacağını tahmin edebiliyoruz. Kitty Finch de bu sorunların ortaya çıkmasında ve çözülmesinde anahtar rol oynayabilir.
Joe Jacops, Isabel ve Nina arasında bir gerilim var. Joe Jacops’un ihanetleri artık tahammül edilemez bir hale gelmiş Isabel için. Yaşamının büyük bir bölümünü evden uzakta savaşlarda ve sorunlu bölgelerde geçirmesinin nedeni belki de bu. Joe, daha Kitty’i ilk gördüğü anda ona ilgisiz kalamayacağını hissediyor ama Kitty ile bir ilişkiye girerse Isabel’in kendisini affetmeyeceği ve bu olayın evliliklerinin sonu olabileceğinin de farkında. Isabel’in karşılarına çırılçıplak çıkan Kitty’ye evlerinde kalabileceğini söylemesinin dibinde yatan niyetin de Joe ile ilişkileri bitirmek için bu deli dolu ve Joe’ya hayran genç kadının iyi bir vesile olacağını düşünmesi mümkün. Ama Isabel bunu hiç ifade etmiyor.
Nina, annesi ile babası arasında yaşananların farkında, babasının başka kadınlarla ilişkilerine şahit olmuş, kaçınılmaz son gelip ayrıldıklarında nasıl davranacağına karar vermeye çalışıyor. Bir yandan da genç bir kadın olmaya evrilirken kendi içinde halletmesi gereken sorunlarla da karşı karşıya.
Mitchell ve Laura’nın ilişkileri pek anlatılmıyor ama onların da işlerinin yolunda gitmediği, neredeyse iflas etmiş durumda olduklarını ve tatil dönüşü yeni bir yaşama başlamak zorunda olduklarını öğreniyoruz.
Kitty Finch’in villanın havuzunda çırılçıplak belirivermesinin tesadüf olmadığı anlaşılıyor. Daha önce defalarca kaldığı bu villaya tekrar gelme sebepleri arasında hayranı olduğu Joe Jacops’un orada olduğunu öğrenmesi ve ona kendi şiirlerini okutarak şair olarak bir geleceği olup olmadığını öğrenmek istemesi kadar kendisini akıl hastanesine yollayan Doktor Madeleine Sheridan’la hesaplaşmak istemesi de var. Dr. Sheridan komşu villada oturuyor. Kısa sürede genç kadınla ile dost olan Nina, Kitty’nin villaya kendini öldürmek üzere geldiğini düşünüyor ve dile getiriyor.
Deborah Levy bildik bir konuyu alıp kurgusu, dili ve anlatımı ile kendine has ve farklı bir bir novella olmasını sağlamış. Gelgitlerle, yinelemelerle gelişen anlatımının derinliğini şiir ve felsefe oluştursa da okunaklı bir roman “Eve Yüzerken”. İyi bir yazarı tanımak için iyi bir başlangıç. Umarım Deborah Levy’nin diğer eserleri de Türkçe’ye çevrilir. 
03.09.2015

Etiketler: ,


Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?