Cuma, Kasım 11, 2016

 

Yayıncılık endüstrisinin başladığı yer: Almanya



Johannes Gensfleisch zur Laden zum Gutenberg matbaanın mucidi olarak bilinir ama gerçekte matbaanın icadı için bin yıl geriye gitmek gerekir. İlk matbaa, ağaç oyma tekniği kullanarak, MS 593'te Çin'de kurulmuş. Bilinen en eski eksiksiz basma kitap olan Tianemmen Ruloları Çin'de 868'de basılmış. İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı da 1040 yıllarında Pi Sheng adında bir Çinli porselenden harfler kullanarak denemiş. Mısır'da 4. yüzyıldan itibaren kumaş üzerine ağaç oyma kalıplarla baskı yapılmaktaymış. Aynı teknikle Arapça metinlerin basılması 9. ve 10. yüzyıllarda yine Mısır'da başlamış. Avrupa matbaacılığa ağaç oyma kumaş baskısını İslam dünyasından alarak başlamış. Avrupa matbaacılığının merkezi Hollanda olmuş. Tahta kalıplara kazıma yöntemi ile kitapları çoğaltmışlar. İlk kez tek tek harflerle baskı denemelerini 1430 yılında Hollanda’nın Harleem kentinde Lourens Janszoon Coster’in yaptığı biliniyor. Kısa adıyla Johannes Gutenberg ortağı Fust ile birlikte Almanya'nın Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini bulmuş ve matbaaya uygulamış. Yani matbaanın mucidi Gutenberg değil, Gutenberg matbaanın sanayileşmesini, kitabın seri üretimini sağlayan kişi.
Gutenberg'in 1455'te bastığı İncil, yüksek kalitesi ve ucuz fiyatıyla kısa sürede önce Avrupa’da sonra tüm Dünya’da basılı kitabın yaygınlaşmasını ve benimsenmesini sağlamış. Gutenberg İncil’inin ilk baskı sayısı sadece 180 kopya.  
Yaygın inanışla Türkiye’de matbaa icadından 234 yıl sonra değil 1493’de İstanbul’da kurulmuş. “Müslüman Türk” olduğu için ilk matbaacı kabul edilen İbrahim Müteferrika 1728’de matbaa açtığında İstanbul’da çalışan birçok matbaa var.
Gutenberg icat ettiği seri üretimli matbaa ile ilk matbaacı ünvanını alıyor. Kısa süre sonra iki ortak Gutenbeg ve Fust anlaşmazlığa düşüyor. Fust, Gutenberg’in İncil baskısını yaparken hesapsız davrandığını ve gereksiz masraflar yaparak sermayeyi çarçur ettiğini düşünüyor. Mahkemelik oluyorlar. Mahkeme Gutenberg’i suçlu buluyor ve 1457’de yine Mainz’da Fust yeni ortağı Schöffer ile kendilerini “ilk matbaacı” ilan ediyor.
Tarih ilk Avrupalı yayıncı olarak Albrecht Pfister’i kaydetmiş. Pfister, 1448’de Almanca’da ilk kitabı “Der Ackermann aus Böhmen”i basmış. Bu kitap aynı zamanda Almanya’da basılan ilk resimli kitap. Pfister, önce tahtaya oyma yöntemi ile kitapları çoğaltmış, sonra da Gutenberg’in yöntemini kullanmış.
1632’de ilk kitap fuarını Leipzig’de düzenliyorlar. Alman Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği’nin kuruluş tarihi 30 Nisan 1825. Almanya’nın ilk işadamları örgütü. Yine Leipzig’de kuruluyor. O zamanlar matbaacılığın ve yayıncılığın merkezi Leipzig’miş. 1851’de ilk uluslararası telif hakları sözleşmesini yapmışlar. 1888’de kitapların kitapçılarda aynı fiyatla satılması sağlanmış. Ama sabit fiyat yasasının çıkması için 200 yıldan fazla mücadele verilmesi gerekmiş. 2002’de “sabit fiyat yasası” kabul edilmiş ve kitapların belli bir fiyatın altında ya da yüksek indirimle satılamayacağı yasaya bağlanmış.
Nazizm, III. Reich, II. Dünya Savaşı Alman yayıncılar için de birçok şeyin değişmesine neden olmuş. 1933’ten II. Dünya Savaşı sonuna dek Alman Yayıncılar Birliği Nazilerin kontrolü altında kalmış. Savaşın sonunda, 1945’de Almanya ikiye bölününce yayıncılık sektörü de bölünmüş. Sovyet yönetiminde kalan yayıncılar 1946’da Leipzig’de örgütlenip ilk fuarlarını yaparken, Batı’da kalan yayıncılar da 1949’da Frankfurt’ta St. Paul Kilisesi’nde ilk fuarlarını açmış, 1950’de yine Frankfurt’ta örgütlerini kurmuşlar. 1982’de Doğu ve Batı Alman yayıncıları ilk ilişkiyi kurmuş. Beş yıl sonra Doğu Alman yayıncıların kitapları Alman Kitap Kataloğu’nda yer almış. Yeniden birleşmeden sonra 1991’de de tekrar tek çatı altında toplanmışlar.  
Dünya’nın en büyük üçüncü yayıncılık sektörü
Almanya bugün Dünya’nın en büyük üçüncü yayıncılık sektörü. 2015 cirosu 9 milyar 188 milyon Euro. 76 bin 547 çeşit yeni kitap yayımlanmış. Bunların 14 bin 165’i romanlar, 9 bin 81’i çocuk ve ilk gençlik kitapları. Yeni kitapların 9 bin 454’ü çeviri eserler. En çok çeviri yapılan dil 6031 kitap, % 63.8 oranla İngilizce. İkinci 1131 kitap % 12 payla Fransızca ve üçüncü 628 kitap ve % 6.7 ile Japonca. Ama Japonca’dan yapılan çevirilerin çoğunluğunun manga denilen çizgi romanlar olduğu belirtiliyor. 7521 Almanca kitabın da yabancı dillerde yayın hakkı satılmış. Çince, İspanyolca ve İngilizce en çok yayın hakkı satılan diller. Yayımlanan kitapların içinde e-kitap’ın payı %4,5.
Almanya’da 1700 yayınevi, 71 dağıtıcı, 3064 kitapevi ve gazete, dergi ve kitap satışı  noktası var.       
En çok “hardcover” denilen ciltli kitaplar satılıyor. Pazar payı % 73.4. Kitapların % 48.2’si kitapçılardan satılıyor. Katalog, posta ya da telefonla tanıtım yoluyla satışlar % 26.4. Yayıncıların doğrudan satışı % 20.4. İnternet kitapçılarının payı % 17.4.
En çok roman okunuyor, % 32.1. Çocuk kitapları % 15.8, “self help” kendi kendine yardım kitapları % 14.3, okul kitapları, inceleme kitapları ve akademik kitaplar yüzde onar paya sahip. Onları % 6.5’le gezi kitapları izliyor.
Kitap okumak Almanların boş zamanlarını değerlendirmesinde 14. sırada yer alıyormuş. 14 yaş üstü Almanların % 19,7’si “sık sık” kitap okuduğunu, % 24.2’si ise “asla” kitap okumadığını söylemiş anketlere. En popüler boş zamanları doldurma aracı % 78,9’la televizyon izlemek. Bilgisayar oyunlarının payı da % 10,4.
En çok kitap okuyanlar % 66 ile kadınlar. En çok kitap 14 – 19 yaş kuşağında okunuyormuş.
Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda yayıncılığın başladığı ülkeyi, büyük bir yayıncılık endüstrisini misafir etmiş olacağız. Umarım Türkiye yayıncılığına yansımaları da hayırlı olur.
(kaynaklar: boersenverein.de’den “The German Book Market 2015”, “Past and present: The history of the German Publishers & Booksellers Association”.) 10.11.2016

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?