Perşembe, Aralık 29, 2016

 

Yeni yıla umutlu başlayabilecek miyiz?



Güzel bir gelenek oluştu. Sanıyorum bunu başlatan Metis Yayınları oldu. Yayınevleri her yıl konulu ajandalar yayımlıyorlar. Yıl boyu ajandanızı kullanırken o konuyla ilgili alıntılar okuyor, bilgileniyor, zaman zaman duygulanıyorsunuz. Alfa Yayınları’nın İyi Yaşam Günlüğü, Hrant Dink Vakfı’nın Yemek konulu ajandası, Kırmızı Kedi Yayınları’nın “Şiirle Güzel Dünya” diyen Kedili Ajandası, Kemal Gökhan Gürses’in Karga Kafası Ajandası, Overteam’in Rakı Ajandası benim dikatimi çekenler. Ajandaların en eskisi Ece Ajandası da kendini yeniledi, çeşitlendi. Bunlara Saatli Maarif Takvimi’ni ve kitapseverlerin gözdesi İletişim Yayınları’nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi’ni de eklemek gerek. Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi hem esprili bir takvim hem de yılboyu okunacak dev bir antoloji.   
Metis’in bu yılki ajandasının başlığı “Hiçbir Yerden”. Sunuşunda “Yersiz hissedersiniz bazen kendinizi, yersiz yurtsuz ve çaresiz. Sözünüzü duyan yoktur, sözünüzü koyacak yer yoktur. Kendi ülkenizde sürgün gibisinizdir, ‘kış ruhu’ ele geçirmiştir sizi. ‘Aklımı henüz kaçırmadım, canımı şimdilik kurtardım,’ deyip avunmaya çalışmak beyhudedir,” deyip, “Edip Cansever ‘Umudu dürt / Umutsuzluğu yatıştır,’ diye vasiyet etmiş bize. O halde gelin ‘cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var’ arayalım bu yıl, ve yaşatalım bulduğumuzda” diyerek umudumuzu körükleyecek işlerle, konularla, alıntılarla oluşturmuşlar ajandayı.
Ben de sormadan edemiyorum; “Yeni yıla umutlu başlayabilecek miyiz?”
Yazık ki cevabım olumlu değil. Her geçen yıl daha kötüye doğru gidiyoruz. Geçen yılı “2015’i anımsamak istemem” diye kapatmıştım. 2016 daha beter oldu. Can Yayınları’nın kültür sanat yıllığı “Can Almanak”a baktığımızda içimizin karayken kapkara olmaması olanaksız. Ne çok ölüm, ne çok acı yaşamışız. Yurtta da cihanda da her yanı savaş sarmış. Toplu katliamlar, bombalı saldırılar, şehitler ve nihayet 15 Temmuz Darbe Girişimi. Yüzlerce kişinin öldürüldüğü saldırılar...
“Can Almanak”a amacı, 2016’da kültür ve sanatta yaşananları kayıt altına almak, unutulmamasını sağlamak. 1 Aralık 2015 – 30 Kasım 2016 tarihleri arasını kapsıyor. Ölümler kaydedilmeye 18 Aralık’ta İsmail Tunalı ile başlamış 30 Kasım’da Erdal Tosun’a varmış. En çok ölüm Kasım 2016’da. 10 sanatçı ve edebiyatçıyı yitirmişiz.
Toplatılan kitaplar, yasaklanan şarkılar, sansürlenen filmler, oyunlar, kırpılan sahneler, sergilerden kaldırılan tablolara iptal edilen konser ve festivaller, gelmeyen yabancı sanatçılar, işinden edilen sanatçılar, yazarlar, şairler, çevirmenler eklenmiş. Yetmemiş 140’dan fazla gazeteci, yazar, çevirmen tutuklanmış.
İyi şeyler yok mu? Neyse ki var.  Yekta Kopan, Mehmet İren, Zeynep Miraç ve Sibel Oral’ın hazırladığı Can Almanak “Ferhan Şensoy’dan Dünya rekoru: Ferhangi Şeyler 2000. kez sahnede” diyerek başlıyor. 250 bin adet basılan romanlar, muhteşem sergiler, her şeye rağmen yapılan ve rekor katılımla tamamlanan festivaller, kitap fuarları, Oscar, Nobel, yabancı dillerde yayımlanan Türk yazarlarının kitapları, ululslararası alanda başarılı sanatçılar, yüzüncü yaşını kutladığımız yazarlar, müzayedelerde rekor fiyatla satılan tablolar, açılan müzeler, bulunan arkeolojik alanlar... Ve Kasım 2016: “Turhan Abisiz Fuar Olur mu?” Hâlâ özgürlüklerine kavuşmalarını beklediğimiz yazarlar, gazeteciler, akademisyenler, dostlarımız...
2016 da böyle geçti. Çetin Altan’ın dediği gibi “Enseyi karartmamak için” umuda ihtiyacımız var. Cansever’in dediği gibi “umudu dürt”mek için de yaşamımızdan sanatı, edebiyatı eksiltmememiz gerek. 2017’de de umudu yaşatmak için sevdiklerinize bir kitap armağan edin. Yanında bir almanak, bir takvim ya da ajanda da olursa harika olur. Hepimize hayırlı bir sene dilerim!.. 28.12.2016

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?