Perşembe, Aralık 07, 2017

 

“İlk çağdaş seramik sanatçısı”



“Füreya Koral, Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı değildir. Türkiye’nin ilk çağdaş seramik sanatçısıdır” diyor Füreya’nın ellerini yaşarken kalıba alan ve bu kalıptan bir çift el heykeli yapan Candeğer Fürtun (İyi ki Doğdunuz Füreya, Ayşegül Sönmez, 25.10.2010, Radikal). Akaretler Sıraevler’deki Füreya Koral’ın retrospektif sergisini gezerken anımsıyorum bu sözleri. 
Kale Grubu’nun 60. Yılı kapsamında açılan sergide Füreya’nın 200’e yakın eseri bir araya getirilmiş. 1,500 m2’lik alana yayılan sergide ayrıca Füreya’nın fotoğrafları, kişisel eşyaları, aile bireylerine dair bilgi ve belgeler de sergileniyor. Serginin küratörleri Nilüfer Şaşmazer, Károly Aliotti ve Farah Aksoy.
Füreya Koral’ı esas olarak Ayşe Kulin’in biyografik romanı Füreya’dan tanıyoruz. 1999’da yayımlanan kitap şimdi 84. baskısında. Everest Yayınları Füreya’nın 20. Ölüm Yıldönümü vesilesiyle fotoğraflarla bezeli özel bir baskı yapmış. Roman Füreya’nın özel hayatına odaklanmış. Halikarnas Balıkçısı, Fahrünnisa Zeid, Aliye Berger, Nejat Devrim gibi birçok önemli sanatçının yetiştiği, Osmanlı’nın son döneminde ve Cumhuriyet’in kuruluşunda önemli roller oynamış Şakir Paşa Ailesi’ni de Füreya’dan yola çıkarak anlatıyor Ayşe Kulin. Büyük bir sanatçıyı insani açıdan tanıyorsunuz. Hayatında sanatın nasıl önemli bir işlevi olduğunu anlıyorsunuz.
Hafta içi bir akşam saati geziyoruz Akaretler’deki sergiyi. İçerideki kalabalık umut verici. Küratörler doğru bir seçimle Füreya’nın yaşam öyküsünü de içeren bir düzenleme yapmışlar. Böylece Füreya’nın romandaki imgesinin içine sanatını da yerleştirebiliyoruz. Sanatının geçirdiği evreleri başarıyla toplanmış bir koleksiyondan izliyoruz. Çeşitli bölümlerdeki belgesel gösterimleri ile de hem Füreya’nın sanatçı olarak önemi hem de seramik sanatı içindeki öncü rolü iyice belirginleşiyor.
Füreya ile ilgili en önemli saptama “Eserlerinde Doğu Sanatı'nın soyut anlatımıyla, Batı Sanatı'nın biçimlerini başarıyla birleştiren bir seramik ustasıdır” cümlesi. Kıymet Giray’dan alıntılıyorum (bkz. turkseramik.com/index.php?topic=2235.0). Bu saptamanın ne denli isabetli olduğunu görüyoruz. Füreya’nın canlı parlak renklerle başlayan sanat serüvenin koyu renklerle hayvan ve bitki motiflerine evrilmesini daha sonra renklerin tekrar canlanmasını izliyoruz. Geleneksel temel üzerine kendi çağdaş anlayışını kurmuş. ABD’de, Meksika’da yaptığı çalışmalarla kendini geliştirmiş. Dünya seramik sanatı içinde bilinen bir sanatçı haline gelmiş.   
Füreya İstanbul ve Ankara’daki binalara birçok duvar panosu yapmış. Bu işlerde doğu batı sentezini daha da net görebiliyoruz. Bunların bir bölümünün kaybolmuş olması üzücü ama şaşırtıcı değil. Hiçbir şeyin değerini bilmiyoruz. Var olanlar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca korunacak mı, merak ediyorum.
Füreya, seramik sanatının yaşamın içinde yer almasını hedeflemiş. Mozaik tekniği ile yaptığı masalar bu yöneliminin güzel bir örneği. Kahve takımları, lambalar, tabaklar da yapmış. Sanattan tasarıma doğru evrilmiş.
Kendinden sonra gelen seramik sanatçılarını da etkilediği, onlara ufuk kattığı anlaşılıyor.
Candeğer Fürtun’un değerlendirilmesine katılıyorum, Füreya hep vurgulandığı gibi ‘İlk kadın seramik sanatçımız’ değil ‘ilk çağdaş seramik sanatçımız’. Hem tarihsel olarak hem de tavır ve öncülük olarak. Sanat tarihçileri artık bunu saptamalı.  
Füreya Koral Retrospektif Sergisi kapsamında "Füreya Atölye Buluşmaları" adlı bir dizi söyleşi de gerçekleştiriliyor. Ayşe Kulin’le başlayan söyleşiler bugün Özlem Güsar’ın “Füreya ve Mücevher”, 9 Aralık’ta Gül İrepoğlu’nun “Füreya ve Renkler” söyleşileri ile sürüyor. Füreya Koral Retrospektif Sergisi 18 Ocak’a kadar açık. 06.12.2017

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?