Perşembe, Nisan 05, 2018

 

Biz sana teşekkür ederiz Ülkü Tamer



Ülkü Tamer’i bana sorarsanız “şair” derim. Hem de has şairlerden. Usta bir şair. İkinci Yeni’nin yaşayan en önemli temsilcisiydi. Ama biyografisine baktığınızda yaşamına ne kadar çok işi sığdırdığını görüp şaşırmamak elde değil. Üstelik kültür alanında bir çok işte de öncü görevi üstlenmiş. Biyografilerinde şairliğinin yanısıra gazeteci, oyuncu ve çevirmen olduğu belirtilmiş ama dergi ve yayınevi editörlüğü, telif hakları temsilciliği, sinema filmleri ithalatçılığı, şarkı sözü yazarlığı gibi kültür endüstrisini ilgilendiren bir çok işte çalıştığını da biliyoruz. Ülkü Tamer için tam bir “kültür adamı” diyebiliriz.
Dostları onu “iyi insandı” diye anımsıyor. “Zarif, alçakgönüllü, çok değerli bir insan” olarak sözü ediliyor. Bakışlarındaki sıcaklığı unutmak mümkün değil. Hiç tanımasanız bile hemen sohbete girebileceğiniz bir yakınlık duygusu oluşturuyordu insanda. Hoş sohbetti.
“Ülkü Tamer’i şahsen tanır mısınız? Benim çocukluk arkadaşımdır ve hâlâ koca bir çocuktur. At yarışlarına gider, altılı ganyan oynar, maçları kaçırmaz, Laz hikâyelerine bayılır ve yaşamda en çok hayran olduğu kişi Antep’te Nakıp Sineması’nın kurucusu ve sahibi Nakıp Ali’dir. Bir çocuk için bu kadar ilgi alanı yeter de artar bile. Ama onun, sizin de bildiğiniz çok önemli bir özelliği daha var: Ülkü Tamer, yıllardır çok güzel şiirler yazar” diye anlatmış hemşerisi Onat Kutlar.
Ülkü Tamer Gaziantepli’ydi. Öykülerinde, anılarında Antep’i anlattı hep. Yaşam öyküsünde Antep kadar, belki daha fazla İstanbul’un yeri vardır oysa. Antep’te Dayı Ahmet Ağa İlkokulu’nu bitirdikten sonra Robert Kolej’de okumuş. İlk ilgi alanının da tiyatro olduğu anlaşılıyor biyografisinden. 1948’de 12 yaşındayken yazıp yayımlattığı tek perdelik oyunu Duygular Konuşuyor’u ilk eseri olarak anmış hep. Robert Kolej yıllarında tiyatroya başlamış, daha sonra da özel tiyatrolarda oyunculuk yapmış. Çok sayıda tiyatro eserini de Türkçeye kazandırmış. Ama 12 yaşından sonra başka tiyatro eseri yazmamış olması da ilgi çekici.  
İlk şiiri Dünya’nın Bir Köşesinden Lucia’nın yayım tarihi 1954. 17 yaşında. İkinci Yeni’nin en genç şairi diyebiliriz herhalde. İlk kitabı Soğuk Otların Altında da 1959’da yayımlanıyor. Yayımcısı 1950 kuşağının dergisinin yayınevi “A Dergisi Yayınları”.
İngiliz ve Amerikan edebiyatlarından çok sayıda çeviri yapmış. Birçok şairin dizelerini onun ölümsüz çevirileri ile anımsıyoruz.
En çok anımsanan dizesi “Hem dersini bilmiyor hem de şişman herkesten” dilimize yerleşmiş bir deyim, bir atasözü gibidir. Oysa bir çok unutulmaz şiiri ve dillerde dolaşan dizesi vardır.  
Ülkü Tamer adı ilk anda İkinci Yeni’yi akla getirse de kendine has bir şiir vardı büyük ustanın. Şiirindeki mizah gücü, yaşama sevinci, muzip bakış açısı onu “çocuk duyarlığını öne çıkaran bir şair” olarak değerlendirmelerine yol açmış. Sanırım şiirinin en önemli özelliği ironidir. Onun kadar ironik dizeler yazan bir şair az bulunur. Şiiriyle Modern İngiliz ve Amerikan şiiri arasında bağlar kurulsa, öyküye yakınlaştığına dikkati çekilse de çok renkli çok boyutludur, onda mitolojiye göndermeleri de, sinema tekniğini de bulursunuz.
Zamanla halk şiirine yakınlaştığını görüyoruz. Zülfü Livaneli’nin bestelerine yazdığı sözler de halk edebiyatına yakınlaşmasının somut örnekleri sayılabilir. Zengin imge dünyasıyla halk edebiyatının edası birleşince çok ilginç ve belleklerde kalan örnekler ortaya çıkmıştı.
Türkçenin en güzel aşk şiirlerinden birini de Ülkü Tamer yazmıştır. “Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün / Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün” diye başlar o unutulmaz şiir.
Asıl biz sana teşekkür ederiz Ülkü Tamer. Bize unutulmaz şiirler, dillerden düşmeyen şarkılar, öyküler, çeviriler ve güzel anılar bıraktın. 04.04.2018    

Comments: Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?